Babacan Pesenkurdu

Yediden Yetmişe, BARIŞ MANÇO...

Magazinizmir

Dil anlatmaya, hafıza hatırlatmaya yetmez bu adamı.

O kadar donanımlı kadar muhteşem bir zenginliğe sahip ki, onun bu dünyadan olmadığını söylemek hiç de anormal bir söz olmaz.

İki Ocak sabahında doğmuş, yıl kırk üç…
Anadolu Rock Müziğinin kurucularından, İstanbullu. Galatasaray Lisesi çıkışlı, Belçika Kraliyet Akademisinde de yüksek lisansını tamamlamış. Kronolojisini anlatmak gibi bir mevzuya girersem ne siz okuyabilirsiniz, ne de ben yazabilirim.

O kadar uzun ve birçok mühim ayrıntılarla dolu ki, Magazin İzmir’in bütün sayfalarını bize tahsis etmesi gerekir. Ayrıntı diyorum, çünkü ayrıntıların mükemmelleştirdiği bir sanatçıdır Barış Manço.

Benim hayatımdaki yeri, birçoğunuz gibi kendi kronolojisinin çeşitli evrelerine denk gelmektedir. Yani çocukluğumda vardır, gençliğimde vardır, şimdilerde orta yaş ihlalleri yapmaktayım ya, orada da vardır Barış Manço. Sanırım, nasip olur da yaşlanabilirsek, orada da var olacak biri O. Çocukken hatırlıyorum, ‘’Arkadaşım eşek’’ ile başlayan ‘’Domates, biber,
patlıcan’ ’ile devam eden bir şarkı tufanını…

O vakitlerde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada kutlanıyordu. Şimdilerde ise maalesef, ülkemizden başlayarak tüm dünyada kutlanmamaya başlayan bir bayram günü olarak takvimlerin koparılan sayfaları arasındaki yerini aldı 23 Nisan. Tabi siz sahip çıkmazsanız, el oğlu sahip çıkacak değil ya, Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklara armağanı olan, dünyanın TEK ÇOCUK BAYRAMINI!

O yirmi üç Nisanların vakitlerdeki tek televizyon kanalı olan Türkiye Radyo Televizyon Kurumu(TRT)’de ki program yapımcısı ve sunucusu Barış Manço idi. Demem o ki, şu anda benim gibi otuz beşlerinde olan dünyada ne kadar çocuk varsa, uydu üzerinden bu programları izlemiş ve o enfes adam Barış Manço’nun hayranı olmuştur. Elbette yaklaşık yedi-sekiz dil bilmektedir, ancak onun dilini tüm çocuklar ve sevgi üzerine yaşayan tüm canlılar bilir. Barış Ağabey SEVGİ DİLİ konuşur.

Bugün bayramdır ve bütün evlerine televizyon olan salonlarından aynı şarkı yükselir tüm sokaklara ve anneler çocuklarını ilk defa bugün kaldırmakta zorlanmazlar "Bugün bayram, erken kalkın çocuklar"

Belki şimdilerde anormal bir şey gözükebilir ama dişlerimizi düzenli fırçalamayı ve o pırıl pırıl dişlerimizle gülümsemenin mutluluğunu Barış Ağabey keşfettirmiştir bizlere. En az Temel Reis kadar hakkı vardır üstümüzde, keza annelerin bir numaralı kurtarıcısı olmuştur, ıspanak yemeği yenilmeyen sofralarda. Anneler Barış Ağabey sayesinde bu savaşı kazanan taraf olmuşlardır. Üzerimize çeki düzen vermeyi, ayakkabılarımızın her zaman temiz ve parlak olması gerektiğini. Çocuk olmanız önemli değil, bir bayanla ve de büyüğünüzle konuşurken ceketinizi iliklemeyi, asla biri konuşurken, söze girip, muhabbetin güzelliğini bozmamayı hep o öğretmiştir. Saçlarımızı taramayı, cebimizde mutlaka mendil bulundurmayı ve onu kullanmayı, hep O öğretmiştir.

Başkalarının olmadığını, aslında herkesin bir canlı olup, kıymetli olduğunu, ne olursa olsun ilk önce iyi niyetle yaklaşmamız gerektiğini öğreten sevgi insanıdır O…

Renk, dil, din, ırk gibi kavramların sadece belli zümreler için olduğunu ve bunların hepsinin asıl nedeninin insan olduğunu, Özün, insan olduğunu defalarca anlatmıştır, biz de defalarca dinleyip, çok şükür de anlamışızdır.
Hani demem o ki, anne ve babamız kadar olmasa da büyük hakkı vardır Barış Ağabeyin üstümüzde…

Onun için zaman, mekân önemli değildir, bir bahçıvanın bir ilişkiyi nasıl etkileyebileceğini anlatan şarkılarını şunu gösterir ki, onun şarkılarına tam manası ile şarkı diyemezsiniz. Koca bir roman ve uzun metrajlı bir filmdir hepsi. Başınıza nerede ve ne zaman geleceğini bilmediğiniz olayları siz keşfedip hazırlıksız yakalanmadan önce Barış Ağabey onları size anlatır ve böylece gardınızı alarak yaşamış olursunuz. Onun karakterinde hep bu vardır, koruma içgüdüsü, bizlere de bu niteliğini geçirmiş olması Onun büyük başarılarından sadece birisidir.

Gençlik dönemlerinde filmlerde de oynamıştır Barış Ağabey, âmâ asıl yerinin müzik olduğunu ve Kurtalan Ekspres ile yoluna devam etmesi gerektiğini hiçbir zaman unutmamıştır. Aklınıza gelmeyecek kadar çok ülkede konser veren, plakları, kasetleri çeşitli dillerde milyonlar satan bu adamlar, dünya müzik kronolojisindeki yerlerini gururla almayı çoktan hak etmiş ve de almışlardır. İlginç olan noktalardan biri, çocukların bu sert müzik denilen Rock çalan bu gurubu bu denli sevmesidir. Bu saçları sakalları uzun, siyah giyen, ellerinde bir sürü garip gümüş takılar takan adamları, çocukların neden bu kadar çok sevdiğini ve de düzgün bir nesil yetiştirmek için gösterdikleri gayretin meyvelerini nasıl verdiğini araştırmak pedagogların bir numaralı işleri olması gerektiğini düşünmüşümdür hep.
Hayatın bana bahşettiği bir nimet olarak gördüm ben hep Barış Ağabeyi.

Bir münzevi, bir toplum, bir mecnun, bir meczuptur O…
Sevmenin kıymetini, değerini öğreten, insan, hayvan, bitki gibi canlıların yanı sıra, vatan, onur gibi kavramları da sevmeyi öğreten koca bir sanatçıdır O…

Ve bir çoğunuzun olduğu gibi benim de Barış Ağabeyimdir...

Bu sayıdaki AŞK FASİKÜLÜ şiir köşemizde Barış Manço Ağabeyimin, o muhteşem şarkılarından birinden, bir kuple paylaşmak istiyorum sizlerle. 1 Şubat, bu dünyadan ayrıldığı tarihtir. Bir an, bir yerde, nasıl olsa bulur onu ‘’Adam olacak çocukları.’’

BAL BÖCEĞİM…
Seyyah oldum dolaştım şu âlemi, ah güzelim
Senin gibi bir vefasız görmedim ben.
Hayırsızı, kitapsızı, zalimi, bal böceğim…
Senin gibi bir insafsız görmedim ben.
Şu dağlarda çiçek oldum, aşkından sarardım soldum
Bakmadın bana bal böceğim…
Yollarında toprak oldum, sen bastıkça ben kavruldum,
Görmedin beni, bal böceğim.

Barış MANÇO
 


Yazarın Diğer Yazıları
FACEBOOK İLE BAĞLAN