Süleyman Altunbaş

BEN, YERYÜZÜ…

Magazinizmir

İçimde boylamlar uzar, enlemler genişler. Ve bütün doğu, batı, kuzey, güney rüzgârlarını birleştiririm ruhumda. İçimdedir en uzun ve en kısa gün. İçimdedir bütün kıtalar, okyanuslar, dağlar, ormanlar. Ve hatta bütün kuşlar. Seher vakitlerinde envai çeşit kuşlar benden havalanır. Benden göç ederler kışın kuzeyden güneye. Yaban atlarının toynakları benim çayırlarımı savurur gökyüzüne doğru. Kıvrak İspanyol dansları benim göğsümde yapılır. Ateşli özgürlük şarkıları benim meydanlarımda hep bir ağızdan söylenir. Ah şiirler şiirler… Hele şiirler gün batımına karşı, bir rüyadaymış gibi, benim sahillerimde okunur sevgililere karşı. Türk Müezzinler Sâbâ Makamı’nda büyük bir hûşû içerisinde sabah ezanlarını okurlar benim minarelerimde. Denizciler Vira Bismillâh’larla benim kıyılarımdan açılırlar ıssız, vahşi denizlere.

Bütün iklimler rengini benden alır, bende değiştirir kabuğunu.

Irkımın ve bütün ırkların kahramanlık destanları benim üzerimde yazıldı. Ve tarihe mal olan bütün aşklar bende yaşandı. Ve bütün envai çeşit mezarlıklar, çiftlikler, saraylar, fabrikalar, hastaneler, hapishaneler, dağ kulübeleri bende inşa edildi. Dağların doruklarından şiirsel bir büyüyle akan şelâleler hep benim. Yeryüzüne hava delikleri açarak magma ve gaz bulutları fışkırtan yanardağlar hep benim. Gobi, Taklamakan, Büyük Sahra, Konya çöllerini, Kuzey ve Güney Kutuplardaki ürkütücü, muhteşem buzulları hep bende görürsünüz.

Ve nehirler, uzun nehirler… Bütün tenimi paramparça ederek, yara yara derin vadiler oluşturarak denizlerime, okyanuslarıma, bazen de ulaşamadan sahillerime içimde tükenen nehirler…

Verimli ovalar, deltalar meydana getirerek görevlerini tamamlayan nehirler… Benim can damarlarımdır nehirler. Hayat kaynağım, insanlara sunduğum nehirler...

Bütün gökdelenler, yerdelenler, mağaralar, salaş meyhaneler, lüks gazinolar, batakhaneler, kumarhaneler, esen sâm rüzgârları içinde ilerleyen kervanlar, piramitler, lâhitler, dikilitaşlar hep benim bağrımda inşa edilir, yol alır.

Bütün şölenler, düğünler, yortular, âyinler ve bütün dinler benim üzerimde doğdu, yaşandı, son buldu. Bulacak. Bütün isyanlar, başkaldırılar, savaşlar, barışlar, küçük-büyük kavgalar benden bir parça daha fazla faydalanmak uğruna çıktı, yapıldı, sona erdi. Bütün rüyalar, hayaller, ütopyalar, fanteziler benim üzerimde kuruldu. Çok küçükte olsa bazıları gerçekleşti.

Ey insanoğlu; sizler benim üzerimde doğar, büyür ve ölürsünüz. Ve size dokunan her şeyden bir pay aldığınıza inanıyorum. Ve farkında olarak ve olmayarak bana geri veriyorsunuz aldıklarınızı.

Bu yüzden bana sahip çıktığınız kadar bende var olacaksınız.

 

Karantina yalnızlıklarım…24 Mart 2021 /00:23 /Ankara


Yazarın Diğer Yazıları
FACEBOOK İLE BAĞLAN