Melekler Şehrinin Bilinmeyenleri

Yıldızların, meleklerin ve palmiyelerin şehri Los Angeles, devasa yüz ölçümü ve her gün yenisi açılan mekanlarıyla keşfedilmesi zor bir yer.



Yaşasın, kış geldi! Fakat ben neredeyim? Los Angeles’ta! Senenin 12 ayı yaz mevsiminin yaşandığı melekler şehrinin enerjisi hiç bitmiyor. Şu an kış ayları olsa da hava sıcaklığı ortalama 25 derecede seyrediyor. Şehir o kadar geniş bir alana kurulmuş ki son iki yıldır onuncu gidişim olsa da, yeni açılan mekanların hızına yetişmek mümkün değil, adeta her gün yeni bir yer açılıyor.

Artık Los Angeles’a ulaşım da her zamankinden daha kolay. Türk Hava Yolları, hem Los Angeles’a hem San Francisco’ya haftanın her günü karşılıklı seferler düzenleniyor. Üstelik business sınıfındaki koltuk sayısı da yeni Boeing 777’lerde kırk dokuza çıktı, yani daha konforlu bir şekilde yolculuk etmek için daha fazla şansınız var.

Los Angeles’ta Konforun Adresleri

Gelelim şehirdeki otellere! Mr. C Beverly Hills isminden anlaşılacağı üzere tam da Bevery Hills’in göbeğinde, sahibi ise meşhur İtalyan Cipriani ailesi. 137 odalı otel Avrupai bir tarzda tasarlanmış, otele bu sene daha uzun dönem konaklamak isteyen misafirler için 4 adet villa süit de ekleniyor. Ana restoranı tahmin edeceğiniz gibi bir İtalyan klasiği olan Cipriani. Otelin genç ve güleryüzlü İtalyan müdürü Brando Joris’den şehrin en gözde mekanları konusunda da tavisyeler alabilirsiniz.

The Rose Hotel Venice plaja sadece 60 metre uzaklıkta, okyanusun hemen yanı başında bulunuyor. On bir odalı otelin bazı odaları ortak kullanımlı. Bu otel ağırlıklı olarak sörfçülerin ve gençlerin tercihi, tabiri caizse tam da Venice Beach ruhuna sahip. Tercih ederseniz yerinizi çok önceden ayırtmanızı öneririm.

The Standard Downtown Los Angeles, California tarzı bir binaya sahip. 207 odalı otelin çatısında yüzme havuzu ve Alman mutfağından atıştırmalıkların da servis edildiği bir bira barı var. Otelin çevresi halen gelişme aşamasında olsa da civarda çok iyi restoran ve kafeler bulunuyor.

Nerede Yenir, Nerede İçilir?

Gelelim Los Angels’ın en trendy lezzet duraklarına… Verve Coffee, West Hollywood’da açılan yeni bir California markası, meşhur Melrose Caddesi üzerinde bulunuyor. Kahvelerini kendileri kavuran kafe, şu an en popüler mekanlardan. Kahve meraklıları ve samimi buluşmalar için ideal.

Catch Los Angeles, Dubai ve New York sonrası Los Angeles’ta da açıldı. Akşam yemeklerinin bir numaralı adresi. Kocaman bir bahçeyi andıran dış mekana sahip restoran, dünya mutfaklarından oluşan uluslararası bir menü servis ediyor. Akşamın ilerleyen saatlerinde, restoranın tam ortasında konumlanmış barı, Los Angeles’lıların moda şovuna dönüşüyor. Gecenin geç saatlerine kadar yemek yiyebileceğiniz restoranı denemek için önceden rezervasyon yapmanız şart.

WP24, Wolfgang Puck’ın Çin restoranı. Menüsünde diğer Asya mutfaklarından seçenekler de var. Şehir merkezindeki The Ritz-Carlton’ın 24’üncü katında, nefes kesen bir manzara sunuyor. Dim sum, kızarmış ördek, biberli biftek, buharda pilav çeşitleri, taze balık ve ıstakoz ızgaralar… İnsanın yedikçe yiyesi geliyor. Fiyatlar ortalamanın üzerinde olsa da lezzetleri, atmosferi ve servisiyle bunun hakkını veriyor.

The Lincoln Cocktail Bar, Lincoln Bulvarı üzerinde eski bir araba tamir garajının içine açılmış. Kokteyl menüsü denemeye değer. Gece 22:30’a kadar rahatça girebilirsiniz ancak ilerleyen saatlerde kapısında sıra olabiliyor. Perşembe’nin haftanın en popüler gecesi olduğunu da belirteyim.

The Hatchet Hall

Dekorasyonundan menüsüne Amerikan tarzında, tam bir California restoranı. Epey büyük olan restoran mumlar ile aydınlatılıyor; tabaklar paylaşımlık, menüsü sağlıklı lezzetlerden oluşuyor. Bar kısmında da yemek servisi var. Los Angeles’lıların buluşma noktası, yeni arkadaşlar edinmek istiyorsanız doğru adres.

Tiki Ti Bar

Los Feliz bölgesinde 1960 yılından beri açık olan bir Hawai kokteyl barı. Çok küçük bu barın dekorasyonu da sıra dışı. Kokteylleri bir hayli sert, şimdiden uyarayım. Mutlaka ziyaret edilmesi gerekenler listesinize almanızı önerdiğim barda sadece nakit ödeme yapabilirsiniz.

Los Angeles’ta araba kiralamanızı ya da Uber kullanmanızı öneririm. İkisi de makul fiyatlı. Hatta Uber’in Pool servisini tercih ederseniz arabayı aynı yöne giden kişiler ile paylaşıyor ve çok daha uygun bir ücret ödüyorsunuz.

 

 

 

KAYNAK: İlker Topdemir

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER Los angelasta görülecek yerler, en iyi gezilecek şehir, en iyi gezilecek yerler