Sensiz Ölümdür Aşk’ın Senaryosu Yazılıyor

Dünyada ilk kez 50 kişi bir araya gelerek yazdığı Sensiz Ölümdür Aşk adlı romanın senaryosu yazılıyor. Gazeteci-yazar Gökmen Küçüktaşdemir’in hazırladığı ve yürüttüğü proje ile hazırlanan “Sensiz Ölümdür Aşk” adlı kitap 14 Şubat 2014 günü Destek Yayınları’ndan çıkmış ve büyük ilgiyle karşılanmıştı.



İzmir ve Stefano’nun aşkını beyazperdeye taşımak istediğini dile getiren Gökmen Küçüktaşdemir, film şirketleri ile görüşmelerinin sürdüğünü söyledi.


-Sensiz Ölümdür Aşk projesi nasıl başladı?


Bundan 2.5 yıl önce bir hayal kurdum. Çoban Yıldızı isimli bir roman yazmıştım. Kitabımın basılması için yayınevleri ile görüşürken çevremdeki arkadaşlarım, “Keşke biz de bir şeyler yazsak. Yazmak için zaman bulamıyoruz” dediler. Ben de o zaman, “Hep birlikte bir şey yazalım” dedim. İnternet sayfamda (www.gokmenkucuktasdemir.com) bir duyuru yaparak herkesi 14 Şubat günü çıkacak bir aşk romanı yazmaya davet ettim. Zamanla yazmak isteyenlerin sayısı 50’yi buldu. Kurduğum hayale 50 kişi dahil oldu… Bugün kurduğum hayalin peşinden yüzlerce kişi sürükleniyor…

 

Bu, Türkiye ve dünyada ilk kez 50 isim tarafından yazılan bir aşk romanı.

Nasıl yazıldı, o süreçten söz etmek mümkün mü?


Önce benim başladığım bölümün altına herkes bir şeyler eklemeye başladı. Sonra baktım böyle olmuyor. Bir çerçeve oluşturdum yazmak isteyenler için. Hikayenin başını, sonunu ve karakterlerini belirledim. Öyküyü sahne sahne bölüp herkese dağıttım. Ana karakterler olan İzmir, Stefano, Marta ve Onur’un karakter analizlerini hazırladım yazarlar için. Hikayenin geçtiği yerlerden biri olan Roma’yı yazıp bilgi olarak verdim. Onlar da kendi sahnelerini verdiğim bilgiler ışığında birbirlerinden habersiz ve diledikleri gibi yazdılar. Sonra bana gönderdiler. Uygun olmayan yerler olduğunda müdahale ettim. Tüm yazılar geldiğinde de parçaları birleştirdim. İlk bölüm bana ait olduğu gibi, kitabın son bölümünü de ben yazdım. Herkes Biraz Yazar adı altında kurduğum ve 50 kişiden oluşan yazar ekibiyle ortaya 272 sayfadan oluşan bir kitap çıkardık. Benim açımdan zor bir süreçti ama aynı zamanda da keyifliydi. Bir nevi yazarlık koçluğu yaptım. Bazı arkadaşlarımızın yazdıklarına hiç dokunmazken bazılarında oynamalar yapmak ya da yaptırmak zorunda kaldım.

Bu 50 ismin ortak özelliği nedir, nasıl bir araya geldiler?


Hepsi farklı meslek dallarında başarılı olan insanlar. Tamamına yakını İzmirli ve benim çevremdeki insanlar, arkadaşlarım, dostlarım. 32’si kadın, 18’i erkek…

En küçüğümüz Aynur Kuran 25, en yaşlımız da Namık Kuyumcu 53 yaşında. Birçoğuna yazması için ben teklif götürdüm. Bir kısmı da internet sitemden görüp yazmak istediğini söyledi.


-14 Şubat’ta kitapla birlikte piyasaya çıkan ve kitapla aynı ismi taşıyan bir de albüm var, değil mi?


Albümün sahibi olan Hakan Asılkefeli yazarlarımızdan biri. Albüm bu ayın sonunda piyasaya çıkacak. Kitabın ismi olan “Sensiz Ölümdür Aşk” adlı nefis bir albüm hazırladı. Aynı zamanda albümün ismi olan çıkış şarkısına içinde yazarlarımız oynadığı bir klip çekildi. Klip internette izlenme rekoru kırıyor. Albümün geliri ile birlikte Hakan Asılkefeli’nin vereceği iki konserin gelir de yine kitapta olduğu gibi down sendromlu çocuklar için harcanacak.


-Kitabın ve albümün geliri Ulusal Down Sendromu Derneği'ne gidecek. Özellikle bu derneğin seçilmesinin bir nedeni ve önemi nedir?


“Benim de çocuğum down sendromlu olabilirdi” diye düşündüm. Bazı şeyleri illa başımıza geldiğinde yapmamalıyız. Bunun için de gazetecilik yaptığım sırada tanıştığım dernek başkanı Sami Altunel ile konuşup ona projemi anlattım. O ve ekibi çok beğendi. Birlikte bu yola çıktık. Dernek projeden elde edilecek geliri eğitim projelerine aktarmak istiyor. Bunlardan biri "Özel Eğitim Sınıfım Var" projesine. Fiziksel donanımı yenilenecek sınıfa ya da sınıflara "HERKES BİRAZ YAZAR" adı verilecek. Bu çalışmalarının amacı; Devlete ait ilköğretim okullarında engelli öğrenciler için açılan ve açılacak “ÖZEL EĞİTİM SINIFLARI”nın fiziki şartlarının iyileştirilmesini sağlamak ve sağlanacak destekler ile eğitimin verimini artırmak. Asıl amaç olan tam zamanlı kaynaştırma için ortamı hazırlamak.


-Bu, bir İzmir projesi sanırım. İzmirlilere destek için ne söylemek istersiniz?


Yazarlarımızın tamamına yakını İzmirli… Bu kitabın kadın kahramanının ismi İzmir... Romanın büyük bölümü İzmir’de geçiyor. Kentin tanıtımı için çok büyük öneme sahip bir projedir bu. Biz bu kitabı İtalya’ya taşımak ve bu kitapla albümü orada da çıkarıp, oradan tüm dünyaya ulaşmak istiyoruz. Bunun için de İzmirlilerden destek bekliyoruz. Kitabımız ilk iki baskısı kısa sürede tükendi. Kitabımız büyük beğeni topladı. Kitabı ve albümü satın alsınlar. Ayrıca projemize sponsor olarak desteklerini bizden esirgemesinler. Biz de İzmir’i bu kitapla dünyaya tanıtalım. Biliyorsunuz ki aşkın açamayacağı kapı yoktur.


-Kitapta nasıl bir aşk anlatılıyor? Bu bir günümüz öyküsü müdür?


Stefano ve İzmir arasındaki tutkulu aşk anlatılıyor. Hikaye günümüzde geçiyor. Roman iki kitap olarak düşünüldü. İkinci roman yapacağımız sinema filminin ardından 2 yıl sonra yine bir 14 Şubat günü piyasaya çıkacak.
Sinema filmini ne zaman düşünüyorsunuz?
Türkiye’nin birçok ilini dolaşıp projemizi tanıtmaya çalıştık. Tanıtımlarımız devam edecek. Bu arada romanı senaryolaştırma sürecini başlattım. Görüştüğümüz film şirketleri var. Senaryo üzerinde çalışmaya başladım. Bu kez tek başıma yazacağım. Bitirdikten sonra kendilerine sunacağım. Umarım beğenilir ve hikayemiz beyazperdeye aktarılır.
Stefano ve İzmir'in hikayesinden kısaca söz edebilir misin?
Romanda, sinema eğitimi almak için İtalya'ya giden İzmir isimli kadın kahramanın, Romalı ressam Stefano ile yaşadığı aşk anlatılmaktadır. Kavuşamama ve tesadüfler üzerine kurgulanan roman, İzmir ve İtalya'da geçmekte. Kadın kahraman İzmir, İtalya'da tanıştığı ve aşk yaşadığı Stefano'dan eğitimi bittiği ve ülkesine dönmesi gerektiği için ayrılır. Ancak ayrılıkları sevmeyen İzmir, Roma'dan Türkiye'ye kesin dönüş yaparken ne Stefano'ya bir haber verir ne de kendisine ait bir iletişim bilgisi bırakır. İzmir'in Türkiye'ye gelişinin ardından yaşanan olaylar, Stefano'nun bu ayrılığı anlayamaması ve İzmir'i bulmak için Türkiye'ye gelişini anlatan roman, okuru adeta aşıkların peşinden sürüklüyor...

İşte yazarlarımız:


Alper Baran Esin, Altuğ Selçuk, Aylin Onart, Aynur Kuran, Babacan Pesenkurdu, Bahadır Yüksekşan, Banu Şen, Berna Ergin, Birgen Engin, Burcu Tuna, Didem Baydar, Dilara Çağlayan, Duygu Erşen, Düşü Bi Yerde (Emre Akdemir, Hatice Çelenk, Alper Akdeniz, Ece Tüzün, Öznur Usanmaz), Ece Türkmut, Eda Lortlar, Eda Ongün Balık, Elvan Karanfil, Engin İnce, Erdem Erdoğan, Erhan Gölbey, Esin Sayın Kayser, Filiz Kahraman, Fulya Demirören, Gökhan Köküşoğlu, Güneş Saraçoğlu, Hakan Asılkefeli, Hakan Urgancı, Halil Fincan, Jülal Malhatun Zalma, Kezban Şahin Taysun, Leyla Bal, Manolya Özek, Mehmet Erduğan, Melike Çerçioğlu, Namık Kuyumcu, Necmettin Tetik, Olcay Meşe, Oya Pardak, Selin Tabak, Senem Yazıcı, Sinem Keskin, Şeyda Şentürk, Yeliz Pesenkurdu, Yeşim Kırlı, Zeki Hozer.

 

 

 

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER Alper Baran Esin, Altuğ Selçuk, Aylin Onart, Aynur Kuran, Babacan Pesenkurdu, Bahadır Yüksekşan, Banu Şen, Berna Ergin, Birgen Engin, Burcu Tuna, Didem Baydar, Dilara Çağlayan, Duygu Erşen, Düşü Bi Yerde (Emre Akdemir, Hatice Çelenk, Alper Akdeniz, Ece Tüzün, Öznur Usanmaz), Ece Türkmut, Eda Lortlar, Eda Ongün Balık, Elvan Karanfil, Engin İnce, Erdem Erdoğan, Erhan Gölbey, Esin Sayın Kayser, Filiz Kahraman, Fulya Demirören, Gökhan Köküşoğlu, Güneş Saraçoğlu, Hakan Asılkefeli, Hakan Urgancı, Halil Fincan, Jülal Malhatun Zalma, Kezban Şahin Taysun, Leyla Bal, Manolya Özek, Mehmet Erduğan, Melike Çerçioğlu, Namık Kuyumcu, Necmettin Tetik, Olcay Meşe, Oya Pardak, Selin Tabak, Senem Yazıcı, Sinem Keskin, Şeyda Şentürk, Yeliz Pesenkurdu, Yeşim Kırlı, Zeki Hozer, sensiz ölümdür aşk, kitap, kitap senaryoya dönüşüyor, sensiz ölümdür aşk kitabı, magazin izmir, magazin izmir röportaj