Halkı Kaliteli Müzikle Tanıştıracağız

İzmir Büyükşehir Belediyesi Sanat Danışmanı olan şef İbrahim Yazıcı, projelerle sanatı halka taşıyacaklarını ve kaliteli daha çok etkinlik yapacaklarını anlattı.



8 yaşında gittiği ilk senfoni orkestrası konseri hayatına yön verdi. Klasik müzik vazgeçilmez oldu. Çok iyi isimlerden dersler aldı. Dünyanın pek çok yerinde verdiği konserlerle adını duyurdu. Kısa sürede güzel konserlere imza atıp genç ve başarılı bir şef olarak tanınmayı başaran İbrahim Yazıcı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi Sanat Danışmanı olma sürecini ve projelerini konuştuk.

Gökmen Küçüktaşdemir: Büyükşehir Belediyesi’ne sanat danışmanı oldunuz… Ne hissettiniz?
İbrahim Yazıcı: Danışmanlık teklifi Başkanımızdan geldi ve duyunca gerçekten heyecanlandım. Mutlu oldum. İzmir yaşadığım, çok sevdiğim, dinleyicisine çok aşina olduğum ve Türkiye’nin en iyi konser salonuna sahip olan şehir.

Neler planlıyorsunuz önünüzdeki süreçte?
Göreve başlar başlamaz kolları sıvadık. İzmirlinin daha önce tanışma fırsatı olmamış sanatçıları kente getirmek istiyoruz. Ayrıca daha önce kente gelmiş ve beğeni toplamış, şehrimize yeniden gelmekten mutlu olacak sanatçıları da davet edeceğiz. Mümkün olduğu kadar salonlarımızı ve açık alanlarımızı yoğun bir şekilde kullanmayı planlıyoruz. Bazen salonların atıl kaldığı yönünde eleştiriler alıyoruz. Daha fazla etkinlik yapmak isteriz ama personel sıkıntısı yaşıyoruz. Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde iki konser salonumuz var ama personel azlığından ikisini birden kullanamıyoruz. Önümüzdeki süreçte bir birkaç kişi daha istihdam ederek salonlarımızı daha yoğun bir şekilde kullanacağımızı düşünüyorum.

Sanırım konser vermek isteyen grupları da siz dinliyor ve değerlendiriyorsunuz?
Evet. Çok başvuru var. Konser tecrübesi olanları ve iyi performans sergileyenlere daha çok fırsat veriyoruz. Önümüzdeki süreçte konservatuvarda okuyan başarılı öğrencilerin de konserler vermesini sağlayacağız.

Yeni sezon ne zaman başlayacak?
Ekim ayında açılacak. Resmi açılışımız ise 15 Ekim’de olacak.

Önümüzdeki sezonda kimleri dinleyeceğiz? Belli olan isimler var mı?
Henüz programımız netleşmedi. Sanatçıların tarihleri ile bizim tarihlerimiz birbirine uydurmaya çalışıyoruz. 1 ay sonra Aralık’a kadar olan programımız netleşir. Daha sonra da yaza kadar olan bölümü netleştiririz.

Popüler müzik yapan şarkıcılar daha önce Adnan Saygun’a konuk olmuştu. Onları yine dinleyecek miyiz?
Ben popüler müziğe karşı değilim. Kendim de pek çok şarkıcıyla sahne aldım. Klasik müziğe insanları çekmek için bu tarz organizasyonlar yapılmalı. Ama bunu nerde yaptığınıza bağlı… Adnan Saygun’da şarkıcı ile seyirci arasına mesafe giriyor. Ben dinleyici olarak koltuklarda oturup pop müzik dinlemek istemem.

Şehrin kültür ve sanat danışmanı olmak ağır bir sorumluluk olsa gerek. İzmir için neler yapmayı planlıyorsunuz?
İnsanların amatör olarak müzikle buluşmalarını sağlayabilmek adına bir takım projelerimiz var. Koroları kullanarak ya da profesyonel müzisyenlerle insanların çalışmasını sağlayarak bunu yapabiliriz. Binlerce kişinin şarkı söylediği korolar oluşturabiliriz. İzmir’de iş bekleyen pek çok genç müzisyen var. Gençlik Senfoni Orkestrası çok iyi konserler vermişti. Onları biraz daha hareketlendirebiliriz. Görsel sanatlara gelince daha aktif olmaya çalışıyoruz. Diğer sanat disiplinlerindeki kişilerden neler yapmamız gerektiğine dair öneriler topluyoruz.

Buradan projelerini hayata geçirmek isteyenlere bir çağrıda bulunmak ister misiniz?
Biz sadece bizim düşüncelerimiz hayata geçsin demiyoruz. Herkesin projelerine açığız. Bir başkası bizden daha iyi bir fikir ortaya koyabilir. Benim için en önemli şey halka ulaşacak olan etkinliğin kaliteli olması. Halkın önüne kaliteli işler, yetenekli sanatçılar çıkarırsanız, bir süre sonra herkes iyi ile kötüyü ayırt eder hale gelecektir. Daha iyisini talep edecektir.

Kente yeni mekanlar kazandırılacak mı? Ya da var olanlarda yenileme yapılacak mı?
Belediye Başkanımız Aziz Kocaoğlu’nun da seçim planlarında olan, Bostanlı’ya bir opera binasının yapılması fikri devam ediyor. Operanın daha iyi sanat yapabilmesi için iyi bir yere ihtiyacı var. Opera binası biterse belki sıra tiyatro binalarına gelir.

 

ŞEHİR TİYATROSU

İzmir’deki en büyük beklentilerden bir de bir şehir tiyatrosunun kurulması. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
Onunla ilgili de çalışmalarımız var. Tiyatro aslında insanlığın en korktuğu şey… Çünkü tiyatro hayatın tüm gerçeklerini size yansıtabiliyor. Kimi zaman sert bir muhalefet yapabiliyor. Politikacıların korktuğu bir sanat dalı ama biz ona da gereken önemi veriyoruz.

İzmir’de büyük bir potansiyel de var?
Katılıyorum size. Birçok insan iş bulmak için mezun olunca İstanbul’a gidiyor. Biz de onları dizilerden izliyoruz. İzmir’de bir film platosu oluşturulabilir mi? Bu da düşünülüyor. Aslında sadece oyuncuların burada kalması da yetmiyor. Film yapımcılarının ve teknik ekiplerin de İzmir’de olması lazım. Ama yapılacak yatırım iki film için olmamalı. Buraya yatırım yapanların beklentisini karşılamalı. Bunun alt yapısı hazırlanmalı. İzmir aslında film çekimleri için çok uygun bir kent. İstanbul’dan mekan kiralamalarına bakılırsa çok daha ucuz. İklim ve havanın açık olduğu gün sayılarına bakıldığında da avantajlı…

Büyükşehir Belediyesi İzmir’de bir film festivali yapmaya niyetlendi ama sonra ertelediğini açıkladı. Bu yıl bir sinema festivali düzenleyecek misiniz?
Bununla ilgili bir bilgim yok ama bence zaten sinema festivalleriyle anılan kentlerimiz var. İzmir kendinden söz ettirecek başka bir festival bulmalı. Yapacağı farklı bir festivalle insanları kente çekmeli.

Yıllardır devam eden bir kısa film festivali var. Bildiğim kadarıyla bugüne kadar Büyükşehir Belediyesi’nin fazla desteğini almadan yürütüldü. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali’ne destek verir misiniz?

Neden olmasın! Kısa film festivali diğer kentler arasından sıyrılmış, İzmir’in adını yapılan organizasyonla hem yurt dışında hem de yurt içinde iyi temsil ediyor. Bugüne kadar da varlığını sürdürmüş durumda.

MÜZİK FESTİVALLERİ

Sizin bir projeniz var mı?
Benim projelerim içinde müzikle festivalleri yer alıyor. Elimizde iyi bir konser salonu ve müzisyenlerimiz varken bunu artıya çevirmemiz gerekli diye düşünüyorum. Buna rağmen sinemacılardan ayakları yere basan, kente artı değer katacak, ön çalışması yapılmış projeler gelirse ve benden de belediye ile bir bağlantı kurmam konusunda destek istenirse seve seve yardım edebilirim.

Sizin danışmanlığınız bittiğinde İzmir’de neler değişmiş olacak? Kentte ne katmış olacaksınız?

Şimdiye kadar yaptıklarıma baktığımda kaliteli işler sunacağıma inanıyorum. İyi müzikle buluşmamış kişileri buluşturacak projeler yapacağız. Eğitim konserleri gibi… Özellikle çocukları, gençleri yakalamayı hedefliyorum. Sadece müzik değil elbette tiyatro ve diğer sanat dalları da bizim için çok önemli. Olabildiğince çok insana ulaşmayı ve onları sanatla buluşturmayı hedefliyorum.

Siz müziğe nasıl başladınız?
1.5 yaşındaydım. Emel Sayın’ın sesini duyduğumda tir tir titriyordum. Tüm şarkılarını biliyordum. 8 yaşında ilk kez ablamla bir senfoni orkestrası konserine gittik. Birkaç konser sonrasında klasik müziğe tutkuyla bağlandım. Hala klasik Türk müziği şarkılarını dinlerim ama klasik müzikteki üç boyutluluk o zaman beni çok etkilemiş ve içine çekmişti. Bir çocuğu biz klasik müzikle buluşturmayı başarırsak hayatı boyunca iyi müzik dinlemeyi tercih edecektir. Eğitim konserlerini dinleyip annesinin ve babasının elinden tutup onları senfoni konserlerine getiren birçok çocukla tanıştım.

Danışmanlık görevinizi yaparken bir yandan sizi sahnede şef olarak görebilecek miyiz?
İzmir’de kurulan küçük bir senfoni orkestrası var. Ben de onların müzik direktörlüğünü yapıyorum. Teklif gelmeden önce onlarla ayda bir konser vermek için anlaşma yapmıştım. Konserlerimiz de Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yapılacak. Bunun dışında yine yurt içinde ve yurt dışında birçok konserim daha olacak.

Bir de yardım konseri var sanırım?
Evet. Kasım ayı içinde engelliler için bir konser yapacağız. Güzel bir konser olacak. Herkesi davet ediyorum. Bu tarz konserlerde insanlar toplu bilet alıyor ama bazen konsere gelmiyor. Bu da sanatçıyı üzüyor. Böyle bir durumda bize haber verseler, konseri izlemek isteyen insanları zaten biz buluruz. Salonu boş bırakmaz doldururuz.

 

Röportaj: Gökmen Küçüktaşdemir

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER İzmir Büyükşehir Belediyesi, Sanat Danışmanı, şef İbrahim Yazıcı, orkestra şefi, izmir orkestra şefi, Gökmen Küçüktaşdemir, Gökmen Küçüktaşdemir röportajları, izmir sanat, izmir etkinlik, izmir orkesta, izmir müzik festivalleri, izmir film festivalleri, Adnan saygun sanat merkezi, izmir şehir tiyatrosu