HEMEN MAGAZİN İZMİR'E ABONE OL!

Sara Pour

KENDİNE ÇEK, DENEYİMLE VE SIFIRLA

Magazinizmir

“Hayalin nedir?” diye sorduğumda muhtemelen, “Mutlu olmak.” dersin. Fakat mutlu ve güven dolu bir ilişkinin sırrı üç durağa uğramaktan geçer. Her ilişkinin mutlaka uğradığı bu duraklar ise şunlardır:

1. Çekme durağı

2. Deneme durağı

3. Sıfırlama durağı

Her ilişki bu üç duraktan geçerek kendi döngüsünü tamamlar.

İlişkinin sağlıklı olup olmadığını veya nasıl sağlıklı bir ilişki kurabileceğini sana bu basamakları açıklarken aşama aşama anlatacağım. Bahsedeceğim bu duraklar “Çekme, Deneme, Sıfırlama” adımlarından oluşur. İlk önce bilinç ve düşünce seviyene uygun olan ilişkiyi çekim yasasıyla hayatına davet edersin. İlişkiyi yaşarken uygun olup olmadığını, bilincin ve bilinçaltının iş birliğiyle deneyimlersin ve belli sonuçlara ulaşırsın. Ona göre ya karar verip sıfırlama aşamasına gelirsin ya da deneme durağında kısır döngü çizip sürüklenerek dönersin.

Diyelim ki ruh eşinin hayatına girmesini istedin ve bu isteğinin hayalini kurdun. Sonra, bambaşka dünyadan gelen şu meşhur ruh eşinle bir ilişkiye başladın. İlk başta birbirinizi tanımaya çalıştınız. Birbirinizi tanıdıkça ne kadar uyumlu olduğunuzu fark ettiniz. Flört aşamasına geçtiniz ve birbirinize küçük tatlı sürprizler yaptınız. Her şey gayet güzel ve iyi gidiyor. İlişkiniz bir sonraki aşamaya geçti ve ciddi düşünmeye karar verdiniz. İşte bu aşamada siz flört döneminde birbirinizle devam edip edemeyeceğinizi denemiş oldunuz, yani patikamızın ikinci durağındayız. Sonra ilişkinizi resmiyete dökmek istediniz. Her şey yine yolunda. Fakat sanki ufak ufak sürtüşmeler baş gösteriyor. Çünkü ilişkin artık kesinleşti ve o “cicim” ayları dediğimiz safha çoktan geride kaldı. İki tarafın da maskeleri düştü ve karşı tarafın gerçek yüzüyle karşı karşıya kaldın. Pürüzleri karşılıklı çözmeye çalışırsınız ve bu süreçte ilişkiniz içten içe güçlenmeye başlar. Çünkü “emek” ilişkiyi besleyen elementlerin başında gelir. Fakat tüm çabalarına rağmen durumu değiştiremiyorsanız yol ayrımına gelmişsiniz demektir. İşte bu evreden sonra, ya devam edeceksin ya da ayrılıp sağlıklı ve yeni bir ilişkiye doğru yol alacaksın. Karar tamamen sana aittir. Fakat dikkat et! Geçici duygular içindeyken, kalıcı kararlar alma sakın. Yoksa aldığın karar pişmanlıkla sonuçlanır.

Eğer devam ettirmeyi seçip hayatın boyunca mutsuz bir ilişki sürdürmeyi tercih edersen, senin ilişkin “deneme ve sıfırlama” aşamasındaki git gellerde asılı kalmış bir ilişki olur. Ama “Yok ya artık devam edemem.” deyip ilişkiyi bitirmeye karar vermiş olursan da tekrar “çekme” evresine geri dönmüş olursun.

Bu kısa özetin ardından bu evreleri daha detaylı anlatmaya başlayabilirim.

 

Zıt Kutuplar Mı? Aynı Frekans Mı?

 

İlişki patikamızdaki ilk durak “Çekme” durağı. Anlattığım gibi istediğin kişiyi veya ruh eşini hayatındaki pek çok faktörü göz önünde bulundurarak hayatına çekiyorsun. Bunu yapmak da çekim yasasıyla mümkün. Çekim yasasında verdiğim örnekle bu konuyu bildiğini biliyorum. Ama yine de sana daha detaylı anlatmak isterim.

Evrende iki farklı çekim vardır; ruhsal ve fiziksel. Fiziksel dünyada zıt kutuplar birbirini çekerken, ruhsal dünyada aynı frekanstaki düşünceler birbirini çeker. Hayatına çektiğin insan aslında senin aynadaki yansıman gibidir. Sen neysen ve ne düşünüyorsan, hayatına çektiğin kişi senin yansıman olacaktır. Ne fazla, ne de eksik. Çünkü evrende her şey enerjiden meydana gelir. Sen evrene nasıl bir düşünce yayıyorsan, evren de sana aynı frekanstan bir enerjiyi geri gönderecektir. Evrene mutlulukla ilgili enerji yollarsan, evren de hayatına seni mutlu edecek kişileri gönderir. Ancak evrene mutsuzluk enerjisi yayıyorsan, evren de seni mutsuz edecek kişi ve olayları hayatına yönlendirir. Veya ilişkilerinde de hep aynı tip kadın ya da erkeği hayatına çekiyorsan bu, sen ve senin düşüncelerinle ilgilidir. Düşünce yapını değiştirmediğin sürece biten ilişkilerine benzer ilişkileri hayatına çekmeye devam edersin. Çözümse şöyledir; biten ilişkilerini gözden geçir, bu ilişkilerinin neden bittiğini, hepsinin bitme sebeplerinin benzer taraflarını dürüstçe bulmaya çalış. Aldığın dersleri bi kenara not ettikten sonra karşı tarafı veya kendini suçlamayı kesip, affetme sürecine gir. Sen affettikçe, yaşanan olaylarla barışmış olursun ve düşüncen değişmeye başlar. Bilinçaltının temizlenmesi ile birlikte benzer kişileri  artık hayatına çekmezsin. Bir de şuna dikkat et, biten ilişkinin arkasından hemen yeni bir ilişkiye başlama sakın. içindeki yaraları sarmadan, kendini toparlamadan, lütfen, çivi çiviyi söker yanlışına düşme. Olanları affetmen, kabullenmen zaman alır ve sen aceleci davranırsan sorununu saptamadan, eski sevgilini tam affetmeden, yeni bir ilişkiye başlarsan aynı sorunun yaşanmasına sebep olabilirsin. Bu sefer hem kendi hayatını hem de hayatına umutla giren yeni kişinin hayatını mahvetmiş olursun. 

Sorunlu ilişkin bitti diyelim. Affetmene rağmen tekrar benzer bir ilişkiye başladıysan bunu iki nedeni vardır:

1. O ilişkiden alınması gereken dersi almamışsındır. İlerleyip daha iyi bir aşamaya geçmeye hazır olmadığın için aynı döngüde kalmaya devam ediyorsun.

2. Geçmişten bugüne ilişikiler hakkında bilinçaltına yerleşmiş bir blokaj vardır ve onun farkına varıp temizleyemediğin için aynı döngüdesin. 

Kendini bir ilişkiye hazır hissettiğin zaman evrene nasıl bir insanla birlikte olmak istediğinin mesajını gönder. Konuşmalarında gelecek zaman kipi kullanmamaya dikkat et. Gelecek zaman kipi kullanırsan evren isteklerini daima geleceğe atacaktır. Şimdiki zaman ya da geçmiş zaman kipi kullan.

“Ruh eşimi bulacağım.” yerine “Ruh eşimi bulduğum için şükrediyorum.” ya da “Ruh eşimi bulmaya çalışıyorum” gibi cümleler kullanabilirsin.

İçinde korku olmamalı. Unutma! İnanmak başarmanın yarısıdır.

“Tekrar benzer ilişkileri hayatıma çekersem…”, “Yine mutsuz olursam…” tarzındaki düşüncelerinden arın. Bu düşünceler senin hiçbir işine yaramadığı gibi güzel niyetlerinin önüne bir bariyer gibi dikilip kalır ve isteklerinin sana geleceği yolu da tıkamış olur. Hem, bugüne kadar korktun da ne oldu? Hep benzer kötü şeyleri hayatına çekmedin mi? Bu sefer korkmaktan vazgeç. Ruh eşini hayatına çekebileceğine dair inancın tam olsun. İçinde “Ya olmazsa…” şüphesi kalmasın. Kendini düşüncelerinle sınırlama, iyi niyetini ön plana çıkar. Kendini sev ve kendine değer ver ki başkaları da sana aynı şekilde değer versin, seni sevsin. Bu durum tüm ilişkiler için geçerlidir. Kendine haksızlık edersen, sana haksızlık edecek insanları hayatına çekersin. Açıkçası; kendine nasıl davranıyorsan, kendinle iletişimin nasılsa, karşı taraftan da aynı tepkiyi görürsün.

Seni olumsuz telkinleriyle etkileyen insanlardan uzak dur. “Etrafta güzel bir ilişki yaşayacak insan yok, her aşk hüsranla biter, mutlaka aldatılırsın,” diyerek bilinçaltına korku yerleştiren ve hayata karşı umutlarını solduran kişilerle arana mesafe koy. Sen izin verdiğin kadar düşünceleriyle seni etkileyebilsinler. Emin ol evrende herkes için eşit oranda mutluluk, ilişki ve aşk şansı vardır. Her an, her saniye hayat yenilenirken kendin için gerçekleşecek mucizelere, tesadüflere hazırlıklı ol. Keyifle bekle ve mutlu günlerin hayallerini, umutlarını cebinde taşı, yanından hiç ayırma.

 

Diğer yazıda ruh eşi ve dene-sıfırla döngüsünden bahsedeceğim sevgiye aşkla kal hoşçakal kal…


Yazarın Diğer Yazıları
FACEBOOK İLE BAĞLAN