"Kentsel Dönüşümde Kaybedecek Zamanımız Yok"

Manisa ve İzmir'de üst üste yaşanan depremler, kentsel dönüşüm konusunu yine gündemin ilk sıralarına taşıdı.



Yüzde 85'inin dönüşüm yaşaması gereken İzmir'de, ağır aksak yürüyen kentsel dönüşüm konusunda yerel yönetimler yavaş hareket ederken; vatandaşlar da mağduriyete uğramamak adına konuya temkinli yaklaşıyor.

Kentsel dönüşüm konusunda İzmir'de örnek çalışmalar yürüten başarılı inşaat firmaları da dönüşüm sürecinde vatandaşın hak kaybı yaşamaması için çok dikkatli hareket edilmesi gerektiğinin altını çiziyor; uzayan bürokratik işlemlerin sürece en büyük darbe vurduğunu dile getiriyor.

Kentsel dönüşümdeki en büyük sıkıntıların uzayan bürokratik işlemler ve vatandaşları ikna sürecinde yaşandığını kaydeden Palandöken İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Binali Ünal, İzmir'in deprem gerçeğinin bilincinde hareket ederek, kentsel dönüşüm konusunda elini çabuk tutması gerektiğini söyledi. Ünal, ''İzmir'in zaman kaybetme lüksü yok'' uyarısında bulundu.

İnsanların hayatları boyunca yaptıkları birikimle ev sahibi olduklarını belirten Ünal, kentsel dönüşümde konut sahiplerinin ikna edilmesi, devletten kira yardımı almaları ve güvenli, sağlam yapılara kavuşmaları için çalıştıklarını vurguladı.

Bürokratik Engellerin Aşılması Gerekiyor

Bütün bu aşamalardan sonra bina yıkım aşamasına geldiklerini anlatan Binali Ünal, “3’te 2 çoğunlukla binayı yıkabiliyoruz. Bina yıkımından sonra projelerimizi hazırlıyor ve belediyeye sunuyoruz. Projeler onaydan geçtikten sonra maalesef ruhsat aşamasında takılıyoruz. Belediye ise 100 kişiden 1’i hayır demiş, onunla gidip anlaşacaksınız; ondan sonra ruhsatı vereceğim diyor. Ruhsat alamadığınız için inşaata başlayamıyorsunuz. Binaları yıktın niye başlamıyorsun diyen vatandaşa durumu anlatamıyoruz. 6306 sayılı yasaya göre 3'te 2 çoğunlukla yıkım ruhsatı veriyorsun, peki yapım ruhsatı niye vermiyorsun. Bunlar gibi bürokratik engellerin aşılması gerekiyor. Nasıl 3’te 2 çoğunlukla yıkım ruhsatını veriliyorsa, 3’te 2 çoğunlukla yapım ruhsatı da verilmeli” ifadesini kullandı.

İzmir Depreme Hazır Değil!

İzmir’de kentsel dönüşümün ağır aksak ilerlediğini ve belirli noktalarda kentsel dönüşümler yapıldığını kaydeden Ünal, İzmir olarak depreme hiç hazırlıklı olmadığımızın da altını çizdi.

2000’li yıllardan önce inşa edilen binaların büyük çoğunluğunun deprem riski taşıdığı bilgisini veren Binali Ünal, “1999'daki büyük depremin ardından birçok şey değişti. Yapı denetim firmaları kuruldu. Yapı denetim firmaları gerekli onayı vermeden adım atamıyorsunuz. Büyük Marmara depreminden sonra yapılan binalarda risk yok; ama daha önce yapılan binaların yüzde 90’ı riskli. İzmir’in riskli bölgeleri Bayraklı, Karabağlar gibi gecekonduların yoğun olduğu alanlar, Karşıyaka ve Mavişehir bölgeleri. İzmir’in yüzde 85’inin dönüşüm yaşaması gerekiyor. İnsanlar kentsel dönüşüme karar verirken bu işte uzmanlaşmış firmaları tercih etmeliler, iyi araştırma yapmalılar. Bürokratik engeller kaldırılmalı. İzmir’de bu iş çok ağır aksak gidiyor” diye konuştu.

Ada Bazında Planlama Şart

Bina bazında değil; ada bazında planlamanın önemine de değinen Binali Ünal şunları söyledi: "Çoğu zaman bina ya da parsel bazında kentsel dönüşüm yapılıyor. Halbuki ada bazında kentsel dönüşüme ağırlık verilmelidir ve bu da 500 ile bin arasında konuta tekabül ediyor. Bu yapılırsa daha büyük sorunlar çözülmüş olur. Vatandaş eski binasını yıkıyor; yerine yenisini yapıyor bu çözüm olmuyor. Vatandaşlar yapı denetim şirketlerine binaların risk analizini yaptırabilirler. Kentsel dönüşüm il müdürlüğüne müracaat edip o binayı yıktırabilirler. Vatandaş kentsel dönüşüme girince hem binasını yeniliyor, hem yapısı site şekline getiriliyor hem de deprem riskini ve o psikolojiden kurtuluyor. İnsan hayatından daha önemli bir şey yok. Kentsel dönüşüm bu memleketin en önemli problemlerinden biri; hele ki, İzmir için çok acil tedbir alınması lazım" dedi.
 

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER Binali Ünal, izmir kentsel dönüşüm, izmir iş dünyası, izmir inşaat firmaları, izmir iş cemiyeti