İŞ DÜNYASI -- 31 Mayıs 2021

YOGADALIFE SPOR VE EGZERSİZ EĞİTMENİ ONLINE VE STÜDYO DERSLERİ AYNUR HENDEKÇİ

Magazinizmir
Merhaba. Ben Aynur Hendekci. Yogadalife adıyla sosyal medyada ve online platformlarda yoga ile ilgili deneyim ve tecrübelerimi paylaşıyorum.

Yoga nedir? Ya da neden yoga yapmalıyız? Gibi konulardan bahsetmeden önce ben yogaya nasıl başladım ve neden yoga eğitmeni oldum? Biraz bunu anlatmak istiyorum. Uzun yıllar İzmir’de mobilya dekorasyon alanında çalıştım. İyi bir işe ve iyi bir gelire sahiptim. 5 yıl kadar önce kişisel hayatımın en zorlu döneminden geçerken tanıştım yogayla. Mutsuz ve umutsuz hissettiğim, aslında her şeyin yolunda olduğu ama bir o kadar da öyle olmadığı gibi anlam arayışıydı belki de… İşte o dönemde yoga derslerine gitmeye başladım. Bildiğimden değil, sadece biraz meraktan birazda kulaktan dolma duyduğum yoga iyi geliyormuş diyerek.
İlk birkaç dersin çok sıkıcı ve zor geçtiğini itiraf etmeliyim. Nasıl farklı düşünecektim ki? Kıpır kıpır biriyim ben. Zihnimde öyle benim gibi kıpır kıpır… 10 dakika meditasyon yaparken nasıl duracağım ben hareketsiz? Sürekli küçük küçük kıpırdanıyorum tabii.

Sevgili hocam ‘’Senden çok kıpırdayan yok.’’ dediğinde çok utandığım, anılarımda yerini aldı. Gözlerimi açmak, etrafa bakmak istiyorum. Ayıp olur diye vazgeçiyorum. Aklımdan neler geçmiyor ki? Zihnim geçmişe, geleceğe gidip geliyor. Meğerse meditasyon zihni, bedeni, ruhu o ana davet etmek için, zihni sakinleştirmek için yapılırmış. Bunu tabii sonra fark edecek ve öğrenecektim.
Uzun yıllar pilates, fitness tarzı hareketli sporlar yaptığım için yoga asanaları dediğimiz pozlar için ise kas da yapmaz bu hareketler, esneklik de bir yere kadar gibi ön yargılarla bir ayı tamamladım. Her zaman başladığım bir şeyi tamamlayıp en iyisini yapmaya çalışan biriyim. Çabuk vazgeçen biri olmadığım için kendime bir kez daha teşekkür ediyorum. Vazgeçmiş olsaydım tüm bu bildiklerimi öğrenmemiş yogayı tanımamış olacaktım.
Üç ay kadar devam ettiğim yoga derslerinde her geçen gün biraz daha nefesimle, zihnimle, bedenimle bağ kurmayı öğrendikçe kendimi daha iyi hissetmeye başladığımı ve bunun farkındalığı ile kendi bedenimi dinleyerek, kendimle her seviyede ilişki kurmayı başarabilmeyi öğrendim. Evet, farkındalıkla. Farkındalık benim çok sevdiğim bir kelime. Farkındalığımız arttıkça olaylara bakış açımız da değişiyor. Farkındalığı arttıran ise devamlılık ve tekrar.
Ve hikâyem burada başlıyor. Yoga dersinden çıktığım bir gün, ‘’Yoga bana iyi geliyor. O zaman yogayı daha çok hayatımın içine dâhil etmeliyim.’’ diye düşündüm. Çevremdeki insanlara da yogayı öğretmek, nefesin önemini anlatmak ve bu alanda uzmanlaşmak için eğitimler almaya başladım. 2 yıl boyunca eğitimler aldım. Bir çok değerli hocanın workshop ve derslerine katıldım. Yoganın sadece bazı hareketlerden ibaret olmadığını, yoganın felsefesi, bütünselliği konusunda araştırmalarımı sürdürdüm. Bitti mi? Tabii ki öğrenme benim için hiç bitmeyecek. Yoga çok uzun ve derin bir yol. Önümüzdeki günler için planlarım arasında yurtdışında ileri seviye yoga ve anatomi üzerine uzmanlık eğitim almak istiyorum.


Peki, Yoga nedir? Neden yoga yapmalıyız? Sorusunu kendi deneyim ve tecrübelerim üzerinden anlatmaya çalışırsam şunu söylerim.
‘’BAZI ŞEYLER VARDIR ANLATILMAZ, YAŞANIR. YOGAYI DİNLEDİĞİNİZDE DEĞİL, YAŞADIĞINIZDA ANLARSINIZ.’’
Yoga Sanskritçe dilinde ‘’birleştirmek’’ anlamına gelir. Zihin, beden, ruh yoga ile birleşir, bütünleşir. Ne olur birleşince? Bunların uyum içinde olmasıyla evrende bütünlük sağlanır. Yaşam enerjisiyle dolarız. İşte bu tanım sağlıklı ve mutlu kişidir.
Yoganın birçok çeşidi bulunmakla beraber aslında hepsi aynı amaca hizmet etmektedir. Ben derslerimde hatha yoga, vinyasa, yin yoga tarzını kullanıyorum. Bir nevi yin ve yang diyebiliriz. Her eğitmenin kendine özgü tarzı vardır. Tao’cu yoga eğitmeni Pauile Zink der ki; ‘’Alıp bilgileri onu kopyalamak değildir, aldığınız bilgilerle tarz oluşturabilmektir.’’ Bende öğrendiklerim arasında bana doğru gelenleri, kendi bilgi ve tecrübelerimle harmanlayarak öğretmeye çalışıyorum.
Artık biliyoruz ki yoganın sayısız faydalarına sürekli bir yenisi ekleniyor. Yapılan bilimsel araştırmalarda gösteriyor ki en önemli etkilerinden biri stres hormonu üzerine. Özellikle pandemi süreciyle birlikte oldukça zor ve stresli günler geçiriyoruz. Bu süreçte hem bağışıklığımızı güçlü tutmak, hem de zihinsel olarak daha sakin kalabilmek için nefes çalışmaları ve bedensel egzersizler yapmamız, aynı zamanda meditasyon teknikleri ile gereksiz endişelerden uzaklaşıp, an da ve akışta kalabilmemiz çok önemli.

Pandemi süreciyle insanların eve kapanmaları üzerine online dersler vermeye başladım. Bireysel ve grup derslerimin dışında fırsat buldukça ücretsiz dersler düzenliyorum. Bunları sosyal medya hesaplarım üzerinden duyuruyorum. Ayrıca Türkiye’nin en büyük ücretsiz platformlarından olan Yogarama_om’ da düzenli olarak dersler veriyorum. İstiyorum ki herkes yogayı tanısın, yogayı denesin. Onlara tecrübelerimi aktarmak, ilerlemelerini görmek ve hayatlarına küçük de olsa dokunabilmekten çok mutlu oluyorum.
Son olarak şunu da söylemek isterim ki, yogada yaş sınırı, kilo, cinsiyet gibi faktörler yoktur. Yoga ve sen varsındır. Niyetini ortaya koyan herkes yoga yapabilir.
Kendi değerini ve önemini görmek isteyen, bu yolda ilerlemek isteyen herkese rehberlik etmekten mutluluk duyacağımı da belirtmek isterim.
Beni daha yakından tanımak ve iletişime geçmek için; www.yogadalife.com web sayfamdan öğrenci yorumları kısmını inceleyebilir, @yogadalife instagram hesabımdan ya da aynur@yogadalife.com mail adresimden bana ulaşabilirsiniz. Sağlıcakla kalın. Namaste…

FACEBOOK İLE BAĞLAN