ESİAD’dan AB Türkiye ilişkileri Zirvesi

Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği (ESİAD) bünyesinde faaliyet gösteren İzmir Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Gümrük Birliği ve AB Ticaret Politikası çerçevesinde Avrupa Birliği – Türkiye İlişkileri Zirvesi düzenledi.



“Dünya Ticaret İlişkilerinde Kazan-Kazan”, "Avrupa Birliği – Türkiye İlişkileri ve Ticaret Politikasının Geleceği", "Gümrük Birliği ve AB Ticaret Politikası çerçevesinde AB – Türkiye İlişkileri" konularının gündeme geldiği zirveye çok sayıda konuk katıldı.

Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi SirDominickChilcott, TheCityUK’in Dış İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü GaryCampkin, T.C. Ticaret Bakanlığı AB ve Dış İlişkiler Daire Başkanı Halil İbrahim Şener’in konuk konuşmacı olarak katıldığı Zirve’de, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Fadıl Sivri dünyayı 20. yüzyıldan 21. yüzyıla taşıyan ilkelerin, AB ve Dünya Ticaret Örgütü de dahil olmak üzere sistemlerin sorgulandığı bir dönemde AB - Türkiye ilişkilerini bu konjonktürün dışında değerlendirmenin gerçekçi olmayacağını vurguladı. Sivri, Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin, hem küresel rekabette daha güçlü bir Türkiye hedefi hem de Türkiye’nin sosyal refahına katkısı açısından büyük öneme sahip olduğunu söyledi.

"AB, Türkiye ile Gücüne Güç Katar"

Güçlü bir Türkiye’yi içine alan AB’nin gücüne güç katacağını belirten Sivri, “AB-Türkiye ilişkilerinin düzeltilmesi yönünde bir iradenin tarafların ortak tarihi sorumluluğu olduğu ve ortak çalışmaların ivme kazanmasının da bu sürece hizmet edeceği inancındayım. Tam üyelik perspektifi hedefinden hiç sapmadan Gümrük Birliği’nin güncellenmesi gibi aslen siyasi değil teknik yönü ağırlıklı çalışmaların devam etmesi ikili ilişkilerin normalleşmesine katkı sağlayacaktır. Avrupa Birliği üyelik sürecinin belirli reform alanları ile bu amaca hizmet ettiğini görüyoruz. Bu doğrultuda Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin her iki taraf için de önemini yitirmediğine, yitirmemesi gerektiğine inanıyoruz. Gümrük Birliği’nin tarım ve hizmetlerin serbest dolaşımını kapsamasına yönelik çalışmaların yanı sıra AB’nin üçüncü ülkeler ile yaptığı serbest ticaret anlaşmalarında Türkiye’nin de yer almasının sağlanması, tarafları ticaretin işleyişinde daha denk bir konuma getirecektir” diye konuştu.
Sivri ayrıca, İngiltere’nin Türkiye için önemli bir ticari partner olduğuna dikkat çekerek, “İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılması sürecinden etkilenmemek için süreç içinde her iki tarafın yapıcı gayretiyle bu yönde gerekli çalışmaları artırmasını temenni ediyoruz.” dedi.

Sosyal Refah ve Toplumsal Adalet

ESİAD Uluslararası Sermaye ve Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Devrim Çukur ise, dünyada refah ve barışı sağlamanın ancak çoğulcu, katılımcı, özgürlükçü, demokratik rejimlerle mümkün olabileceğini ifade etti. Çukur, “Değişen küresel düzende, Türkiye olarak güçlü konumumuzu koruyabilmek için pozisyonumuzu, Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği muasır medeniyet dünyasından yana almaktan başka bir hedefimiz olamaz. Dünyada ekonomik, sosyal ve kültürel yoksulluktan kurtulan kesimin üçte ikisi demokratik toplumlarda yer alıyor. Orta ve uzun vadede inovasyon, bilim ve teknolojinin ilerlemesi de, ancak özgür düşünce, etkin ve güvenilir hukuk sistemi ve demokrasinin içselleştirildiği ortamlarda mümkün olabiliyor. Sosyal refahı ve toplumsal adaleti sağlamadan, sürdürülebilir bir ekonomik güçten bahsedemeyeceğimiz gibi, yüksek insani standartları ve özgürlükçü iş ortamını oluşturmadan da sanayideki dönüşümden bahsedemeyiz. Bunun politika düzeyinde en somut karşılığı ise AB’ye tam üyelik sürecimizdir” dedi.

Türkiye AB Pazarında Önemli Konumda

Türkiye’nin AB içinde yer almasını istediklerini belirten Birleşik Krallık Türkiye Büyükelçisi SirDominickChilcott "Biz AB’den çıksak bile Türkiye ile her konuda ilişkilerimizin artması için çalışacağız, Türkiye’yi AB sürecinde her zaman destekleyeceğiz” dedi. Chilcott AB’den ayrılma süreciyle ilgili olarak İngiltere’deki oylamanın ertelenmesine veçeşitli olasılıklara değinerek, AB ve İngiltere’yi belirsizliklerin aşılması konusunda önemli bir sürecin beklediğini söyledi. Açılış konuşmalarının ardından düzenlenen “Gümrük Birliği ve AB Ticaret Politikası çerçevesinde AB – Türkiye İlişkileri” panelinde İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi Emre Gönen, “AB kurallar manzumesidir. Masada oturup karar alma mekanizmasında yeriniz yoksa çok zorlanırsınız. Eğer Birleşik Krallık 2005 yılında desteğini vermeseydi, Türkiye’nin müzakereleri başlamazdı” dedi. Avrupa Birliği Uzmanı, Avrupa Takımı Üyesi Can Baydarol ise AB ve Türkiye ilişkilerinin değişiminden, Gümrük Birliği ilişkilerinin artıları ve eksilerine değindi. Ford Otosan Resmi İşler Koordinatörü Ali Utku Atalay da “Gümrük Birliği Türk sanayisi için bir dönüm noktası oldu. Dışarıdan AB’ye ihraç edilen binek araçların yüzde 24’ünü, ticari araçların yüzde 55’ini Türkiye gönderiyor. Türkiye, AB açısından çok önemli bir otomotiv üssü konumunda bulunuyor” diye konuştu. Zirvenin kapanış konuşmasını yapan Gazeteci Murat Yetkin, “Ekonomik ilişkileri siyasetten bağımsız değerlendiremeyiz. AB, modern çağların en büyük barış ve kalkınma projesidir. AB, AB olmaya İngiltere’nin girişiyle başladı. İngiltere’nin çıkışıyla AB çok ciddi bir kan kaybına uğrayacak. Londra’nın, mali merkez olmaktan çıkacağını zannetmiyorum. Londra, Avrupa ile Kuzey Amerika arasında köprü konumunda bulunuyor" dedi.
 

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER Ege Sanayicileri ve İşadamları Derneği, İzmir Avrupa Birliği Bilgi Merkezi, Gümrük Birliği, AB Ticaret Politikası, Halil İbrahim Şener, Fadıl Sivri