HABER -- 17 Haziran 2021

CANSIN ÇEKİLİ İLE MAGAZİN İZMİR ÖZEL

Magazinizmir
Güzel oyuncu Cansın Çekili ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaj sizlerle.

1- Bize biraz kendinden bahseder misin, seni daha yakından tanıyalım..

İzmir doğumluyum, 4 yıl öncesine kadar da hep oradaydım. Daha önce çok farklı bir kariyerim vardı, İşletme ve psikoloji okudum. 10 yıla yakın bir süre de kurumsal hayatta farklı alanlarda iş ve yöneticilik tecrübelerim oldu.
Ama oyunculuk hep aklımda ve kalbimde vardı, herseyi bırakıp daha fazla ertelememem gereken hayalimi gerçekleştirmek ve oyuncuk eğitimi almak için İstanbul’a geldim. Geliş o geliş 4 yıldır buradayım..

2- Eğitimini işletme üzerine yaparken bir yandan da çalışma hayatın olmuş. Bu sana neler kazandırdı?

Üniversiteye başladığımda biliyordum ki okulda olan eğitim ne kadar önemliyse, iş tecrübesi de bir o kadar önemli. Sudan çıkmış balık olarak iş hayatına atılmaktansa, hem okuyup hem çalışarak erken tecrübe edinip kariyer basamaklarımı oluşturmak istedim, iş hayatı da bana çok iyi gelince ikisini aynı anda yürütme maratonu başladı. Hem okuyup hem çalıştım, eğitimim ve kendimi geliştirmem için gereken parayı da kazanıyordum. Kariyerimde genç yaşta yükselmem de de çok katkısı oldu tabii ki..

3- Okul bittikten sonra neler yaptın?

Okul başladığında ne yaptıysam aslında devamını yaptım , çalıştım.. işletme eğitimim bitince en son çalıştığım şirketteki konumum ve özel ilgi alanım olduğu için psikoloji lisansına başladım ve tamamladım. Ayrıca kendimi geliştirecek eğitimler ve iş alanlarında bulunmaya devam ettim, insan kaynakları, kariyer yönetimi alanlarında bulundum ve bol bol sosyal sorumluluk projelerinde yer aldım.

4- Oyuncu olmaya nasıl karar verdin?

Hep kararlıydım sadece eylemde değildim, iş hayatına erken başlamak ve bazı şeyleri erken farketmek bazı alanlarda kısıtlayıcı da olabiliyor. Mesela hayallerinize adım atma cesareti.. Çünkü riske atamayacağım çok iyi işlerim ve kariyer kapılarım oldu.
Avantajları varken dezavantajları da bu süreçte hep tartarak önüme çıkan engellerdi, sonra dedim ki “Cansın herkese hyallerini asla erteleme derken sen ne yapıyorsun?” İşte o zaman hemen istifa edip her şeyi bırakıp baştan başladım, benim için İstanbul ve oyunculuk serüveni stajyerliğe başladığım o ilk zamana dönüş gibiydi...

5- Bugüne kadar hangi projelerde yer aldın?

İlk projem Erkenci kuş (Aysel), sonrası Mucize doktor (Defne) karakterleriydi, ısınma turlarım ama bambaşka 2 karakter tecrübesiydi ve çok güzeldi. “Tamam işte olmam gereken yer ve zamandayım” dediğim günlerin başlangıcıydı o minicik deneyimler benim için. Sonra ilk uzun soluklu deneyimim olan Çocuk Dizisi (Zeynep) girdi hayatıma.

6- Yer aldığın projelerde en çok kim olmayı sevdin?

Klasik olacak ama hepsini ayrı ayrı çok sevdim, çok şanslıyım ki tüm projelerimde karakterler ve hikayeler birbirlerinden farklıydı bu da deneyim açısından benim için çok iyi oldu, hepsini oynarken o kadar heyecanlandırıyordu ki beni (uyumadığım o kadar uzun zamanlar oldu ki karakterleri hayal etmekten) Zeynep daha uzun deneyimleme şansım olan daha kanlı canlı biriydi tabii. Çok özlüyorum Zeynep’i tam olarak deli,dolu,sonunu düşünmeyen, kabına sığmayan bir kadındı...

7- Oyunculuk adına kendini geliştirmek İçin neler yaptın?

İlk olarak Diyalog anlatım ve iletişimden Kamera önü oyunculuk eğitimi aldım, sonra Sevgili Hilal Saral’dan bir yönetmen gözü ve disiplini ile farklı bir eğitim ve deneyim yaşama fırsatım oldu. Ardından da kısa bir süre öncesine kadar çok değerli Serap Matyaş’tan birebir oyuncu koçluğu eğitimi alıyordum.

8- En çok nasıl bir projede yer almak istersin?

Romantik komedide yer almayı çok isterdim, o güldüren, saf, aşık, bembeyaz ama bir o kadar da güçlü bir karakteri deneyimlemek benim için çok keyifli olurdu

9- Hayatta neleri ön planda tutarsın? Neler senin için olmazsa olmazdır?

Önce sağlık ve ailem..Bunları hemen öne alalım.
Devamında gülümsemek benim için olmazsa olmaz. Gülümsemek bence bulaşıcı ve insana en kıymetli dokunma yöntemi, sihirli bir güç..

10- Sosyal medyanın gücü hakkında neler düşünüyorsun?

Artık hayatımızın yadsınamaz bir parçası.
Doğru zihinlerde faydalı, yanlış zihinlerde ise derin, karanlık bir çukur...Neresinden bakıldığına bağlı.
Beni rahatsız eden gerek mesleki gerekse insani yönleri var tabii.

11- Sporla aran nasıl?

Yeni iyi :) Devamlı farklı alanlarını deneyip ama devamlılığını uzun süre getiremediğim bir alandı ama artık oradaki disiplini ele aldım. Spor hocam da sağolsun oldukça disiplinli, sadece spor olarak bakmayıp kendime yaptığım yatırımın faydalarını doğru anlayınca ve sonuçlarını görmeye başlayınca artık ikna oldum. Düzenli olarak hayatımın bir parçası olması gerektiğine inanıyorum...

12- Modayı takip eder misin? Nasıl bir tarzın var?

Modayı takip ederim ama hepsini uygulamam. Giyinirken kendini ve onu taşıyacağın bedeni iyi tanımak çok önemli. Tarzım genelde spor ve rahat.. Ama şık olmam gerekirse orda da varım :)

13-Bütün dünya farklı günlerden geçiyor. Bu dönem hayatında ne gibi değişiklikler yarattı?

Ben daha çok fırsata çevirdim sanırım.. Kendimle çok baş başa kaldım, sorular sordum ve daha önce sorup yanıt alamadığım kısımları yanıtladığımı gördüm. Şahane oldu onları eyleme geçirmem ve devam etmem de bana çok iyi hissettirdi. Ayrıca sağlığımı ertelediğim ve kendime iyi davranmadığım kısımları da farkettim ve kendime daha iyi bakmaya başladım.

14- Yeni normalde en çok neleri özlüyorsun?

Seyahat etmeyi, arkadaşlarımla özgürce saatlerce büyük masalarda yemek yediğimiz keyifli sohbetlerimizi ve özgürce sarılmayı...

KISA KISA

Evde seni en çok dinlendiren şey?
Yazmak.

En şanslı olduğun konu?
Ailem ve seçtiğim çevrem.

En son ne için ağladın?
Bir çocuk için.

En sevdiğin özelliğin?
Neşem ve enerjim.

En sevmediğin özelliğin?
Çok detaycı yönüm.

En zayıf bulduğun yanın?
Başarısız olma korkusu.

En güçlü yanın?
Mantığım ve kararlılığım.

Aldığın en iyi tavsiye?
Dokunabildiğin kadar insana dokun.

Bugüne kadar başına gelen en iyi şey?
Kendi yolum ve bana getirdiği her şey.

FACEBOOK İLE BAĞLAN