RÖPORTAJLAR -- 11 Ekim 2021

Yakışıklı Oyuncu Emre Bey İle Magazin İzmir Özel

Magazinizmir
Aylardan Eylül ve biten yazın son günleri.. Yaza veda ederken içimizde heyecan ve geleceğe dair umut var yine de… İşte bu güzel günde, “Adı Efsane” dizisiyle hayatımıza hızlı bir giriş yapan, yakışıklı ve yetenekli oyuncu Emre Bey kapak konuğumuz oldu. Yakında TRT0’da başlayacak “AKİF” adlı yeni dizisiyle sevenleriyle buluşacak. Kendisini yakından keşfetmeye hazır mısınız ?

1- ''Aşk Zamanı'' ilk projen, o süreç nasıl gelişti ? Oyuncu olmaya nasıl karar verdin ?

 

Oyunculuk serüvenime lise yıllarında başladım aslında… ''Elin yüzün düzgün ajansa kaydedelim seni'' diye gelen bir teklifle başladı aslında (tabii sonradan anladık ki oyunculukta dış görünüş bir avantaj ama aslında en önemsiz şeylerden biriymiş) :)

Birkaç görüşmeye gittim ama pek bir şey olacağını da düşünmüyordum açıkçası, bir gün okuldayken ajanstan aradılar, meşgule atıp ''dersteyim, arayacağım'' diye mesaj attım.. Teneffüste aradım ve önemli bir proje olduğunu, ertesi gün yönetmen görüşmesine gitmem gerektiğini söylediler. Bir de metin yolladılar. Okul kıyafetlerimle ilk görüşme gerçekleşti, yönetmenin yanından çıkıp okula geri döndüm. Aynı gün tekrar aradılar ve “o karakteri sen oynayacaksın” dediler. Oyunculuğa tam olarak başladığım gün o gündür hiç unutmayacağım bir anı oldu benim için, tabii bu işin kolay kısmıymış asıl macera sonrasında başlıyormuş...

 

2- Oyunculuğun en çekici yanı nedir senin için ?

 

Başka karakterlerin başka insanların gözünden hayata bakabilmek, onlara can verebiliyor olmak. Mesela Emre olarak kendi yapmayacağım ya da kendi hayatımda tercih etmeyeceğim şeyleri oynadığım karakterlerle yapabilme, canlandırabilme fırsatı buluyorum. Bu da bana çok zevk veriyor açıkçası.

 

3- Oyunculuk yürümeseydi B planın varmıydı ?

 

Küçükken çoğu erkek çoçuğu gibi benim de futbolcu olma hayalim vardı ama oyunculukla ve sahneyle tanıştıktan sonra başka hiç bir plan düşünmedim.

 

4- Bugüne kadar aldığın en iyi kariyer tavsiyesini sorsam…

 

Çalış, oldum demeden çalış, sabret, vazgeçme ve hep daha iyi olmak için çok çalış :)

 

5- Peki kariyerinde hedeflediğin şekilde mi ilerliyorsun ?

 

Tabii ki hayatta olduğu gibi meslekte de her şey planladığımız gibi gitmiyor. Fakat iyisiyle kötüsüyle şu an ilerlediğim yolda mutluyum.
Dilerim bundan sonraki süreçte de her şey yolunda ilerler.

 

6- Oyunculuğun sana kattıkları arasındaen memnun olduğun, ‘’Oyuncu olmasaydım bu bakış açısına kavuşamazdım’’ dediğin farkındalıkların neler ?

 

Kesinlikle bana en büyük katkısı bu yaşta edindiğim genel hayat farkındalığı oldu. Empati yeteneğim çok gelişti, sosyolojik olaylara bakış açım çok değişti, hayata, yaşama, kendime, çevreye ve dünyaya karşı olan farkındalığım çok hızlı bir şekilde değişti. Oyuncu olmasaydım bu alışkanlıklarımın gelişmesi ve değişmesi daha uzun sürebilir ve yaşıtlarıma göre daha hızlı olgunlaşamazdım muhtemelen.

 

7- TRT0 ekranlarında yayınlanacak ‘’Akif’’ dizisinin çekimlerine devam ediyorsun, bize biraz dizinin hikayesinden ve çekimlerin nasıl gittiğinden bahseder misin ?

 

''Akif'' dizisi Mehmet Akif Ersoy'un hayatını, İstiklal Marşı öncesi ve yazılım sürecini anlatan bir dönem projesi. Ben Haluk karakterine hayat veriyorum, şu anda çekimler devam ediyor ve ilk kez bir dönem işinde yer aldığım için benim için de yeni bir tecrübe oldu bu proje. Hem tarihi ve önemli bir sürecin içinde yaşanan olayları anlatıyor olmak, hem de dönem kıyafetleri ile kurulan platoda çalışmak oldukça keyifli oluyor benim için. Fikret Kuşkan gibi önemli oyuncuların yer aldığı çok güçlü bir kadromuz var. Ben hikayeyi de çok etkileyici buluyorum, yayınlandığında umarım seyirciden de tam not almayı başarırız.

 

8- Oynayacağın role nasıl hazırlanırsın ?

 

O an canlandıracağım karaktere göre değişkenlik gösteren bir durum bu aslında. Genelde karakter üzerine ilk düşündüğüm şey “acaba bu karakter genel olarak nasıl yürür” oluyor. Sonrasında ise derin karakter analizi yapmaya başlıyorum. Karakterle empati yapmaya ve onu anlamaya çalışıyorum. Karakterin geçmişi ile ilgili kendime bir çatı oluşturuyorum, içinden çıkamadığım noktalarda ise çalıştığım oyuncu koçlarından yardım alıp kendimi hazır hissedene kadar karakterin üzerinde çalışmaya devam ediyorum.

 

9- Bir proje sana teklif edildiğinde kabul etmende neler etkili olur ?

 

Hikaye en önemli etken diyebilirim. Senaryonun bu hikayeye uyarlanma şekli, oynayacağım karakterin derinliği, çok boyutlu olması, projenin yönetmeni hepsi değerlendirdiğim ve çok önemsediğim konular.

 

10- Peki en çok nasıl bir karaktere hayat vermek istersin ?

 

Şimdiye kadar hiç canlandırma fırsatı bulamadığım için psikolojik sorunları olan karakterleri canlandırmayı çok istiyorum. Kendimi o karakter içinde merak ediyorum. Tek amacım her projede daha önce oynamadığım karakterleri canlandırmak, hep ters köşe yapmak ve hem kendimi hem de seyirciyi şaşırtmak aslında…

 

11- Oynadığın karakterleri, senaristin hayal ettiği gibi kabullenir misin yoksa karakterle uğraşıp, geliştirip yorumunu katar mısın ?

 

Mutlaka bir şeyler katarım, sadece yazıldığı şekilde oynanırsa o karaktere bir yorum katılmadığını düşünürüm. Karakteri geliştirme aşamasında oyuncunun ve yönetmenin kattıkları da çok önemli. O nedenle ben kendi yorumumu katarken de mutlaka senariste ve yönetmenimize danışırım, birlikte yeni fikirler geliştirebilir miyiz diye beyin fırtınası yaparız. Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışırım.

 

12- İyi bir oyuncu olmanın kodları var mı ?

 

Bana göre iyi bir oyuncu olmanın sırrı kendini başarılı görmemekten geliyor. Kendimi başarılı olarak tanımladığım anda doymuşluğa ulaşıp, gelişimimin ve motivasyonumun düşeceğine inanıyorum. Hayatta hiç bir zaman 'ben oldum' diyemezsin, kimse de dememeli bence. Oyunculuk, müzisyenlik gibi sahne sanatları her zaman kendini geliştirmek üzerine kurulan kariyerler olarak kişinin hep kendi gelişimine bağlı olarak ilerliyor o nedenle iyi oyuncu 'kime göre iyi' demek lazım :) Tabii bizim sektörümüzde iyi oyuncu olarak anılmak için mesleğinizi iyi yapmaya çalışmanın yanında pek çok matematiği de bir arada yönetmeyi bilmeniz lazım. Beklemeyi, sabretmeyi, başarıyı da başarızlığı da hazmetmeyi öğrenmek, çalışmak, hep daha çok çalışmak gerekiyor.

 

13- İçinde bulunduğun sektörde oyunculuk dışında seni cezbeden bir alan var mı?

 

Bu soruya cevap vermek için de, kendime bunu sormak için de henüz çok erken olduğunu düşünüyorum. Bunun için önümde çok uzun bir yol var ama bir gün kendimi yeterli bilgi ve donanımda hissedersem yönetmenliği deneyimlemek isterim. Ama bunu da sadece meraktan söylüyorum. Şu anda dediğim gibi tek derdim oyunculuğu, kamera önündeki performansımı geliştirmek ve yeni projelerde yeni karakterlere hayat verebilmek.

 

14- Olgun, esprili ve samimi bir havan var. Sen kendini beş kelimeyle nasıl tanımlarsın ?

 

Kolayca kendi tanımını yapabilen ve kendi hakkında konuşabilen biri değilim ama sen beni üç kelimeyle zaten tanımlamışsın, teşekkür ederim :)

 

15- En sevdiğin ve sevmediğin özelliklerin ?

 

Sabırsızım, bu yönümü sevmiyorum ama bunun yanında ne olursa olsun olaylara veya başıma gelenlere bir şekilde pozitif yönden de bakabiliyorum, bu yönümü de seviyorum :)

16- Set dışındaki bir günün genellikle nasıl geçer ?

 

Belirli bi standartım yok, bazen sürekli evde vakit geçiriyorum, bazen arkadaşlarımla. Rutin olarak her gün yapmaya çalıştığım tek şey spor ve oyunculuk çalışmak.

 

17- Düzenli olarak spor yapıyor musun ?

 

Yapmaya çalışıyorum. Spor için bir şekilde fırsat ve zaman yaratıyorum. Çocukluğumdan beri spor hayatımda olan bir alışkanlık, muhtemelen her zaman olmaya devam edecek. Mutsuz olduğum zamanlarda da beni kendime getiren bir aktivite benim için..

 

18- Sosyal medyayı aktif kullanıyor musun, takılır mısın olumsuz yorumlara veya eleştirilere ?

 

Aktif kullanmaya çalışıyorum, şu sıralar da fena gitmiyorum bence :) Gelen yorumları dikkate almaya çalışıyorum ama bunu da belirli bir düzeyde tutmaya çalışıyorum tabi ki. Instagram ve Twitter hesabım var zaten… Twitter’dan gündemi, Instagramdan da herkes gibi arkadaşlarımı takip ediyorum. Bir kaç tane de takip ettiğim mizah, motivasyon ve spor sayfaları var.

 

19- Nasıl giyinmekten hoşlanırsın, trendleri takip eder misin ?

 

Trendlere ara ara bakarım ama benim için önemli olan rahatlığı genelde. Rahat mı değil mi diye seçerim kıyafetlerimi.

Gayet sade bir tarzım var bence.. Spor ayakkabılarımdan vazgeçmem :)

 

20- Kıskançlık, sahiplenme, şefkat, bağımlılık... Aşık olduğun zaman en çok hangi duygular hakim oluyor sana ?

 

Tüm duygular… Söylediğin bütün duyguları ayrı ayrı şeylerde hissedebiliriz. Birini kıskanabiliriz, sevdiğimiz bir şeyi sahiplenebiliriz. Bir sokak hayvanına şefkat gösterebiliriz, kahveye bağımlı olabiliriz ama bunların hepsini tek birine karşı hissedebiliyorsak ona aşığızdır bence…

21- Her şeyi zamana ve akışına bırakanlardan mısın, yoksa sıkı sıkıya bağlı olduğun hedeflerin var mı ?

 

Sıkı sıkıya bağlı olduğum hedeflerim var ama bunları aynı zamanda gerekiyorsa akışına da bırakırım. Hedeflerin de yeri ve zamanı var bence. O an olmaması o an olmadığı anlamına gelir, zamanla tekrar olup olmayacağını bilemeyiz. Vazgeçmezsek, sabredersek başarabiliriz gibi geliyor bana…

 

22- Daha yolun başındasın. 10 yıl sonraki Emre’ye bugünden söyleyeceğin bir tavsiye ve unutmamasını istediğin bir hayat dersi var mı ?

 

10 yıl sonraki Emre'ye burdan sesleniyorum: ''O zaman bu 10 yıl içerisinde çok başarılı olursan, ben oldum diye övünme, gelişmeye devam et. Başarısız olursan pes etme, benden olmaz diye dövünme. Nereden başladığını hep hatırla'' 

FACEBOOK İLE BAĞLAN