RÖPORTAJLAR -- 12 Temmuz 2021

Sevil Ergül Sümer’in Yeni Kitabı Plastik Bebek

Magazinizmir
Kurumsal hayatta vaktimin dolduğuna emin olduktan sonra bir süre dünyayı gezip, dönüp dolaşıp kendime döndüm.

Kısaca sizi tanıyabilir miyiz, Sevil Ergül Sümer kimdir?
Merhaba,
Dünyayı deneyimlemeye güzel ülkemizin şirin şehri Ordu'da gözlerini açan meraklı, yaşamın hakkını vermek için elinden geleni yapan bir kadın. Hayallerinin peşinden giderken ayaklarını yere basmayı da akıl eden, yaşamında dengeyi merkezine almış, hatalarıyla sevaplarıyla hayatı kabulde bir insan. Hepimiz gibi üzülen, gülen, eğlenen, çalışan, üreten, pişman olan, ders alan, her şeye rağmen devam eden yeniden başlayabilmenin lütfuna şükreden bir can.
Kadınlığı, eş olmayı, anneliği, kız çocuğu olmayı, kız kardeşliği, arkadaşlığı ve içine doğduğu çağı ve coğrafyayı, seven, yaşama eşlik edebilmeyi hakkıyla deneyimlemeye çalışan senin gibi bir insan Sevil.
Kurumsal hayatta vaktimin dolduğuna emin olduktan sonra bir süre dünyayı gezip, dönüp dolaşıp kendime döndüm. İçimdeki sesleri takip ederek hayalini kurduğum Seshane Yaşam merkezini kurdum. Kişisel gelişim veya kurumsal her türlü eğitim ve etkinliğe ''İyi Hizmet'' mottosuyla doğayla konforun uyumunda İstanbul'un şirin bir köyünde ekibimle birlikte ev sahipliği yapıyoruz.

Yazmak size göre ne ifade ediyor?

Bu soruyu 2017 2 Şubat’ta yazdığım ve hala geçerliliğini koruyan kendime yazdığım not ile cevaplayayım.

YAZIYORUM, ÇÜNKÜ...
“Ellerimi kullanmak istiyorum.” cümlesi kulağıma düştüğünden,
Ellerimle ruhuma köprü kurduğumu anladığımdan,
Kalemin ucundan dökülen kelimeler beni iyileştirdiğinden,
Sözcüklerin büyülü olmasından,
Onlara inandığımdan,
İçimdekileri akıttığım bir nehirde yüzebildiğimden, arındığımdan,
Yeni bir oda, yeni bir ben, yeni başlangıçlar, yeni bir son yaratabildiğimden,
Durdurabildiğimden,
Devam edebildiğimden,
İstediğim gibi sevebildiğimden, kızabildiğimden, vazgeçebildiğimden,
Ağlayabildiğimden,
Kendi dışıma çıkabildiğimden,
İstediğim duyguya girebildiğimden,
İstediğim kişi olabildiğimden,
Kendim olabildiğimden,
İçinde utanmanın, günahın, yargının ve ayıbın olmamasından,
Her şey, hiçbir şey, hiç kimse, herkes olabildiğimden,
Ardıma, önüme, şuana bakabildiğimden,
İstediğim yerde bırakıp, istediğim yerden başlayabildiğimden,
Seni görmek, anlamak istediğimden,
Beni gör beni anla diye,
Birbirimize bakabilmek için,
Ellerim istediğinden, yüreğim fısıldadığından.

Yazma sürecinizi ve Plastik Bebek romanınızın doğum hikâyesini anlatır mısınız?

ELLERİMİ KULLANMAK İSTİYORUM.

''Ellerimi kullanmak istiyorum.'' cümlesini sık sık kullandığımı fark ettiğimde bunun ruhumun arzusu olduğunu anlamıştım. Ve buradan yola çıkarak bir arayış içindeyken karşıma ''Yazı ile Şifa'' başlıklı (Yeşim Cimcöz-Yazı Evi’nin) çalışması çıktı. Tesadüf değildi elbet. Bir taşla iki kuş vurmuş olduğumu ilerleyen dönemlerde anlayacaktım. İki yıla yakın Yazı Evi'nin tüm çalışmalarına katıldım diyebilirim.
Sonrasında kıymetli yazarlarımızın yaratıcı yazarlık atölyelerine devam ettim. (Mario Levi, Murat Gürsoy, Semih Gümüş, Şebnem Aybar gibi. Halen devam eden bitmek bilmeyen atölyelere katılma arzumu zaman zaman gerçekleştirmeye devam ediyorum.
Plastik Bebek romanım bu atölyelerden aldıklarımı bir araya getirdiğim ilk göz bebeğim oldu. Şebnem Aybar roman atölyesinden ''Romancı Kızlar'' diye isimlendirdiğimiz beş kadın her perşembe bir araya gelip Şebnem hocamızla birlikte birbirimizin romanlarının içinde harf harf, kelime kelime birlikte bir yolculuğa çıktık. Tıkandığımızda, yok ben yapamayacağım dediğimizde birbirimizin elinden tuttuk. Plastik bebek işte böyle doğdu.

"Plastik Bebek " isminin sizde bir anlamı var, okuyucularla bunu paylaşmak ister misiniz?

Elbette paylaşmak isterim. Romanım bir anı üzerine kurgulanmış olup, Plastik Bebek anısı benim çocukluğuma aittir. Bir anıdan ve bir metafor üzerinden yaşama yansımalarını anlattığım derin bir yolculuğun simgesi olarak asıl karakterin (Aslı’nın) içinde bulunduğu döngünün nerede başladığına işaret etmektedir.

Roman çıktı, okurla buluştu. Yarattığınız karakterdeki Aslı’ya şuan bir şey söylemek isteseniz, ne söylerdiniz?
Yaşam o kadar güzel ki derdim. Yaşanan her şey kutsal ve içinde mutlaka sevgiyi barındırır. Niyetinde kalmayı, adı gibi aslına sahip çıkmaya devam etmesini, kelimelerin, kavramların boyut boyut manaları olduğu gerçeği ve dairesel bakış açısıyla inancını korumasını, yalnız olmadığını bilmesini ve biricik olduğunu ve bu dünyada bir yeri olduğunu, herkesin yaşamda olma yeri olduğunu, dünyaya geldiğine göre yaşamın onu zaten kabul ettiğini ve onu sevdiğini söylerdim.

Yeni bir çalışma var mı, gelecek roman veya farklı yazı türleri ile yeni bir buluşma hazırlığı içine girdiniz mi?
Evet, yeni bir çalışma var. Bu sefer komedi tarzında bir roman kurguladım. Onun üzerinde yoğun çalışma hayatımdan vakit buldukça çalışıyorum.
Öykü denemelerim var. Bir öykü kitabı istiyorum. Zaman zaman ona dönüyorum. Şuan demleniyorlar. Biraz uzaklaşıp sonra dönüp bakmak iyi olabiliyor.
Büyülü gerçeklik tarzında şiir denemelerim var. Onlarla henüz ne yapacağımı bilmiyorum. Zaman zaman bazı fikirler geliyor, sanırım mayalanıyorlar. Kendi vakitlerinde doğacaklarına inanıyorum.

Kitap okuyucusu ve yazar olarak sizden olmazsa olmaz dediğiniz, kitap önerileri alabilir miyiz?
Ben daha çok kişisel gelişim ve inanç üzerine okumayı çok seviyorum. Bu konularda okumayı sevenler için elbette hemen birkaç kitap önerebilirim.
Tanrı ile sohbet 3'lü seri Neala Donalt Walsch, Tanrının Yaşam kılavuzu Ünal Ersözlü, Seninle Başlamadı, Mark Wolynn, Sanatçının Yolu, Julia Cameron, Müziğin, Sesin ve Sözün Gizemi, Hazret İnayet Han, Şuan elimde Şermin Yaşar'ın Deli Tarlası var. Çok severek okuduklarımdan aklıma ilk gelenler bunlar.

Sevil Sümer
www.seshane.com.tr
@seshaneyasam
@sevilsmr

FACEBOOK İLE BAĞLAN