MAGAZİN -- 10 Mart 2021

Yetenekli Oyuncu Hazal Şenel ile Magazin İzmir'e Özel Röportaj

Magazinizmir
Onu Selena dizisinin kötü kızı "Kıvılcım" olarak tanıdık. Oynadığı her rolün hakkını veren genç ve güzel oyuncu Hazal Şenel ile özel yaşamı, oyunculuk kariyeri ve yeni projeleri hakkında konuştuk. İşte o çok özel röportaj;

- En başa dönsek... Nasıl başlıyor hikayen? Oyuncu olmak istediğini nasıl fark ettin?

Hikayem 7 yaşında gittiğim bir tiyatro oyununda ağlayan bir adama sarılmak icin sahneye çıkmak istememle başladı. Oyunun ortasında sahneye çıkamayacağımı ve annemin oyuncu olursan sahneye çıkabilirsin dediğini hatırlıyorum. Sonrası bu istediğimle birlikte geldi zaten.

- Bu kadar erken bir kariyer yolculuğu sana neler kazandırdı?

Küçük yaşta aldığın sorumluluklar seni normalden daha hızlı olgunlaştırıyor. Sürekli yetişkin insanlarla birlikteydim. Zamansal olarak da yaşıma göre çok fazla tecrübeye sahip olmamı sağladı.

- Peki o yoğunlukta çocukluğunu doya doya yaşayabildin mi ?

Günlerim okul çıkışında haftasonları dahil genelde programlıydı. Sehir tiyatroları, devlet opera balesi ve bunlara ek okul aktiviteleri, ödevler derken tempolu bir çocukluk donemi geçirdim.

- Sektöre ilk girdiğin dönemde aklında nasıl bir başarı hayali vardı? Şimdi dönüp baktığında kendini bu hayalin neresinde görüyorsun?

Sektöre girdiğimde açıkçası bir meslek edinmiş olduğumun algısında değildim. Benim icin oyun gibiydi. Özellikle ‘Selena’ dizi seti. Daha 28 yaşındayım. Ve pek çok projede çok
değerli insanlarla tanışıp, çalışma fırsatı buldum. Birçok karakter oynadım ve bunlar doğal olarak bana çok şey katti. İşimin yapısını düşünürsek daha yolun başındayım diyebilirim..

- Seni tekrarları hala ilgi ile izlenen “Selena” dizisinin şımarık kızı “Kıvılcım” olarak tanıdık. Sonraki projelerinde de genelde komediyi tercih ettin...Neden?

Evet, çünkü komedi inanılmaz keyifli bir iş. Bir de teklifler o yandan gelince biraz oluruna bırakıp keyfini çıkarttım diyebilirim. Ama bu son “Elimi Bırakma” projesi ile dram oynamanın da tadını aldım. Ve ilgim tamamen bu yöne döndü diyebilirim.

- Son zamanlarda izlediğin dizi ya da filmlerde ‘keşke ben oynasaydım!’ dediğin; seni çok etkileyen ters köşe bir karakter var mı?

Pandemi döneminde çok fazla dizi ve film izleme fırsatı bulmuş oldum aslında. Güçlü kadın karakterlere çok yükseliyorum. İzlerken aşırı keyif aldığım için belki de. Bu nedenle Erkan ile fotoğraf çekimleri yapmaya başladım. Erkan Balkan hem arkadaşım hem gözünü çok beğendiğim bir fotoğrafçı. Oynamak istediğim karakterlere yakın tiplemeler çıkartıyoruz.

- Oyunculukta kırmızı çizgilerin var mı? Asla oynamam, yapmam dediğin?

Benim için girdiğin kabın şeklini alma meselesi bu. İnandığım hiçbir proje için kırmızı çizgilerim yok. Burada en önemli şey oyuncunun rolü ne kadar sahiplendiği ve istediği bence. Tabii role ne kadar inandığı da...


- Gelen projeleri nasıl değerlendiriyorsun? “Bu benim için doğru iştir.“ dediğin proje hangi temeller üzerinde olmalı?

Ben aslında şu ana kadar daha çok role odaklı bakıyordum. Galiba o yüzden daha çok komedi işlerinde oynadım. Normalde, sakin biri olduğum için eğlenceli karakterleri oynamaktan hoşlanıyordum. Yaşımı oynayabileceğim daha ağır karakterler denemek istiyorum.

- Pandemi ile birlikte herkes bir farkındalık ve dönüşüm sürecinden geçiyor. Sen nasıl bir evrilme sürecindesin?

Pandemi gerçekten hepimizi değiştirdi. Mesela ben yapısal olarak evrildim.
Normalde evde çok fazla vakit geçiren, üst düzey bir evcimendim. Evden çıkamama durumumuz ilk baslarda benim için pek zorlandığım bir konu olmadı haliyle. Ama şimdiye kadar evde çok fazla vakit geçirdiğimi pandemi sürecinde farkettim. Normale döner dönmez çok daha fazla aktivite yapmaya karar verdim.

- Setin olmadığında nasıl geçer bir günün?

Haftanın yoruculuğuna göre evde dinlenerek ya da arkadaşlarımla vakit geçirerek.

- Okurlarımızla paylaşabileceğin güzellik sırların var mı?

Benim çok hassas bir cildim olduğu için çok fazla deneme yanılma yapamıyorum. Kantaron yağının mucizevi birşey olduğuna inanıyorum. 2- 3 günde bir incecik, tabaka halinde temiz yüze sürüp 10 dakika bekletip yıkıyorum. Hücre yenileme olayı müthiş.

- Beslenme rutininde nelere dikkat ediyorsun?

Meyve, sebze tüketimime dikkat ediyorum. Onun dışında çok kontrolcu değilim ama elimden geldiğince dikkat etmeye çalışıyorum.

- İçinde bulunduğumuz hızlı tüketim çağında trendlerle aran nasıl, modayı takip eder misin?

Ben biraz rahata kaçıyorum galiba çoğu zaman. Ama trendlerden de uzak duramıyorum. Biraz bilgim var ama ilgim yok diyebilirim...Alışık olduğum parçalardan kopamam. İçinde kendimi huzurlu hissettiğim özel kıyafetlerim var. Kıyafetlerimin renklerini de ruh halime göre seçerim. Marka olup olmaması benim için önemli bir detay değil.

- Günlük hayatta nasıl giyinmekten hoşlanırsın?

Spor giyiniyorum genelde. Çok renkli giyinmekten hoşlanmasam da, ikizler burcu olmam sebebiyle hayır diyemiyorum renkli kıyafetlere.

- Sporla aran nasıl?

İyi diyelim iyi olsun..Ara ara kendimi verip arada kopuyorum. Gerçi bu dönem düzenli olarak hayatıma oturtmaya çalıştığım bir sistem var. Muhabbet Ceneoğlu’yla çalışıyorum ve şimdilik müthiş gidiyor.

- Sosyal medyayı aktif kullanıyor musun? Takılır mısın oradaki eleştirilere veya olumsuz yorumlara?

Bazen çok bazen az, ama takip ediyorum. Çünkü yaptığımız işte en hızlı reaksiyon alabileceğimiz saha orası. Ben üsluba çok önem veren bir insanım. Ve okulun değil, tavrın insanlarda eğitimi ve düzeyini belirlediğini düşünüyorum. İyi bir üslupla yazılmış eleştirileri okuyup değerlendiriyorum.

 

 

- Herkes aşkı kendine göre tanımlar, senin için aşkın tanımını sorsam...

Bence de aşk herkese göre değişen duygu durumu. Bir genelleme yapamam asla kendi adıma. Aşkın tek başına güçlü olduğuna da inanmıyorum. İlk görüşte aşklara çok inanmam. Ben aşkın emekle, anılarla, hayallerle ve güvenle olgunlaşmış halini seviyorum

- “Pis Yedili” dizisinde rol arkadaşın olan Bertan Aslan'ı ile evlilik yolunda ilerliyorsunuz. Bertan’ın en çok hangi özellikleri seni etkiledi?

Bertan; enerjisi çok yüksek bir karakter. En basta beni tamamlayan yanı o yönü oldu. Daha sonra herşeyini sevdim zaten.

- Mutlu bir beraberliğin yol haritası var mi?

Kesinlikle güven, arkadaşlık ve Saygı. Bu üçünün olduğu yerde mutsuz bir İlişki olabilmesi bence imkansız.

- Peki şimdi sırada ne var?

Herkes için olduğu gibi benim içinde değişik, durgun ve korkutucu olan bu yılı unutturucak, heyecanlandıran bir projem olmasını umuyorum, diliyorum...
 

FACEBOOK İLE BAĞLAN