Salih Esen'den Öğrencilere Hayat Dersi

Ege Üniversitesi Mühendislik Fakültesi, Kariyer Günleri etkinliğinde Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) Meclis Başkanı ve Esen Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen’i ağırladı.



Mühendislik Fakültesi öğrencileri ile buluşan Salih Esen yaşam tecrübelerini ve kariyer hayatının püf noktalarını genç mühendis adayları ile paylaştı.

 

 

Mezuniyet zamanı yaklaştıkça mezun olacak öğrencilerin iş hayatına atılma süreci heyecan yaratmaya başladı. Kendisi de buluştuğu öğrenciler gibi mühendislik fakültesi mezunu olan Esen Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen, askerliğini yaptığı İstanbul’da tesadüfen ziyaret ettiği bir plastik fabrikasının ilgisini çektiğini belirttiği konuşmasında; "Su borusu üretimi yapan bir fabrikaydı ve Ege Bölgesi’nde bu işi yapan birinin olmadığını gördüm. Girişimciliğimi de kullandım ve askerlik sürecinde aldığım maaşları biriktirerek kendi sermayemi oluşturdum. Askerlik sonrasında bu işe girmeye karar verdim. 150 metrekarelik bir alanda 2 makineyle bu işe soyunduk. İzmir’de ürettiğimiz maddeyi kullanacak firmaları bulmak için iyi bir pazar araştırması yaptık. Ama üretmek kadar zor bir şey yok yalnızca 3 kişiydik, verilmiş sözlerimiz ödenecek borçlarımız vardı. O yolda başarılı olmaktan başka seçeneğimiz yoktu. Büyük mücadeleler sonunda o 150 metre karelik alan giderek büyüdü ve şimdi Atatürk Organize Sanayi Bölgesi’nde 60 bin metrekarelik bir alana dönüştü" dedi.

40 Yılda Bir Çok Krizler Atlattık

Kuruluşun 40.yılını tamamladıklarına dikkat çeken Salih Esen geriye dönüp baktığında bu kadar köklü şirketler olmadığını, yaşanan ekonomik krizlere karşı ayakta durmanın çok zor olduğuna vurgu yaptı. "Şirketlerimiz altyapı sektörüne yönelik olarak diğerlerinden çok daha farklı ve ileri bir konumda" ifadelerini kullanan Esen konuşmasını şöyle sürdürdü; "Bizim gibi 2. büyük bir firma yok. Hayatım boyunca peşinden koştuğum yenilikçi ve farklı olmak bunu bize sağladı. Bugün geldiğimiz nokta da Adana ve İzmir’de 100 milyon dolarlık ciroya sahip olan şirketler haline gelebildik. Ben bunu nasıl yaptım? İş hayatında benim rakiplerimden daha farklı ne yapmam gerekir sorusu hep kafamda oldu.

Girişimcilik ve Yenilikçilik Olmazsa Olmazlar Arasında

Okuldan mezun olduğumuz zamanki bilgilerimizle asla yetinmedik çok araştırdık. Araştırmadan bunları yapabilmek tabii ki mümkün değil. Alınan dersler, benim gibi gelip tecrübelerini paylaşan insanlar, sertifikalar, diller yeterli mi? Bunlarla iş yerlerinin sizleri tercih etmeleri noktasında başarı elde edebilirsiniz ama devamlılığı sağlamak için asla yeterli değil. İşe girebilirsiniz ancak orada başarılı ve kalıcı olabilmek teoriyi pratiğe döndürebilmekle alakalı.

Yurtdışı Fuarında Gördüğüm Makineyi Türkiye’de Yaptım

Yurt dışına ilk defa 1983 yılında çıktım ve Düsseldorf plastik fuarına gittim. Arkadaşlarımız, dostluklarımız sayesinde fuarı gezdik. Orada gördüğüm bir makine dikkatimi çekti. Önemli bir makineydi ve o teknolojiyi alabilecek olan sermayem yoktu. Fuar boyunca o makinenin Türkiye’de yapılabileceğini düşündüm. 1 yıl sonra o makineyi üreterek ilk defa Esen Plastik markasıyla çeşitli yerlere ulaşma fırsatı buldum. Makine sayısı ve miktarı giderek arttı. Bu işle birlikte para kazanmak üretim yapmak Esen Plastik’i ilerletti.

Sivil Toplum Derneklerine Katılın, Fırsatları Yakalayın

EBSO’da meclis üyeliği ve yönetim kurulu başkanlığı ve şu anda da meclis başkanlığını yapma şerefine ulaştım. Bu tür sosyal ortamların insanların gelişimine katkıda bulunduğunu yaşadım ve gördüm. İşim başımdan aşkın ben ilgilenmem diye düşünseydim kendime ve işime en büyük zararı vermiş olurdum.

Ben her zaman şunu söylüyorum ne işinizin çok önünde olmalısınız ne de çok gerisinde. İkisi de hüsran ve iflas demektir. İkisi bir arada ilerlemelidir. Kendinizi geleceğe hazırlamalısınız. Tabi ki tesadüfler kapıyı çalıyor ama yakalamanız şartıyla. Siz o kapıyı açarsanız hep yeni fırsatlar çıkıyor. İşte girişimci olmak bu fırsatları değerlendirebilmek demektir.

Sıkıntılarla Boğuşan Koleji Aldım

1991 yılında bir anda kendimi 4 yaşında bir kolejin sahibi olarak buldum. Türkiye ve İzmir’de önemli işler yapabilen bir kolej. İki çocuğumu da orada okuttum. Kolej finansal sıkıntılar içinde boğuluyordu, okul kapandı kapanacaktı. Okul yönetiminin öğrencileri başka okullara yönlendirmeye başladığı anda ben o kolejin sorumluğunu almış bulundum. Eğitimle en ufak bir ilişkim olmadığı halde o gün 400 civarında olan öğrenci sayısı ben alınca 320 ye düştü ve ben tüm çabamı son derece kutsal olan bu kuruma yatırdım. başarılı olmak zorundaydım. O dönemde ilk defa bir soru bankası kuruldu. 1-5 sınıf arası kurduğumuz soru bankasında sorular biriktirildi ve bu durum bizi son derece iyi sonuçlara götürdü. Peki yetti mi? Hayır. Benim için olmazsa olmazlardan bir tanesi bence İngilizce. Benim eğitim kurumum yabancı dili en iyi öğreten kurum olmalı diye düşündüm. O dönemde yabancı dil eğitimi ilk okul bitince anadolu liselerindeki hazırlık sınıflarında öğretiliyordu. Bunun yanlış olduğunu düşündüm. Yabancı dilin en iyi öğrenileceği dönemin çocukluk olduğunu biliyordum. MEB’na yaptığımız başvurudan onay gelmedi. Bu işe benim gibi gönül koyan arkadaşlarımızı İngiltere ve Amerika’ya gönderdik yabancı dil programını ilkokul çocuklarına öğretilebilir hale getirdik. Bu programı kendi çocuklarım üzerinde de takip edebildim. Şimdi okul öncesi seviyeye kadar inmiş vaziyette.

Artık Makineler Kendi Dillerini Konuşacak

Son olarak şuna da değinmek istiyorum yarınlar bugünlerden çok daha farklı olacak son 20 yılda dünyanın değişimi 500 yılda yapılan değişimlerle neredeyse eş değer. Bu hıza ayak uydurabilmek mecburiyetindeyiz. 3. sanayi devrimi oldu sıra dijital devrim 4. sanayi devrimini yapma sürecindeyiz. 90’lı yıllarda internetin sadece ismini biliyorduk ve telefonumuz sadece konuşmaya yarıyordu. Şimdi hepsi tek bir cihazda birleşti. Kısacası 4. sanayi devrimini açıklamak gerekirse nasıl insanlar iletişim kurarak iş yapıyorsa şimdi de makineler kendi dillerini konuşacak ve onların lisanı da internet olacak.

Farklılık Teoriyi Pratiğe Dönüştürebilmekte

İş hayatının zorluklarını sosyal hayatın kazandırdıklarıyla birleştirdik ve canlı örnek olarak karşınızda duruyorum. İpuçlarını verdim farklılık teoriyi pratiğe dönüştürmek... Bunu yapabilecek olan sadece sizsiniz. Kendinizi çok daha fazla geliştirmelisiniz. Zor ama olmaz değil. Yaşamın bir yarış olduğunu unutmamak gibi bir mecburiyetiniz var. Her gün dünden ne kadar iyiyim diye sorunca kendinize cevap verebilmeniz gerekir. Çünkü sonu olmayan bir yarıştasınız. Rakipleri dikkate alarak değil kendinizi aşmaya çalışarak çaba sarf etmelisiniz. Herkesin rakibi kendisidir. Rekabet burada başlar. İnsan olmak suretiyle bir takım kırmızı çizgilerimiz olmalı.. sağlık bunların en başında ve kendimize dikkat etmek zorundayız. Okuduğum bi kişisel gelişim kitabında iç çamaşırlarınız her zaman temiz olmalıdır yazıyordu, çünkü ne zaman kazaya uğrayacağımız belli olmaz. Hayatın ne zaman ne göstereceği belli olmaz. Dürüstlükten ve şefkatli olmaktan asla vazgeçmeyin."

Mühendislik Fakültesi öğrencileri tarafından yoğun ilgiyle karşılanan (EBSO) Meclis Başkanı ve Esen Plastik Yönetim Kurulu Başkanı Salih Esen son sözleri olarak şunları kaydetti. "Afrika’da her yeni sabaha gözlerini açan bir ceylanın tek düşüncesi vardır en hızlı koşan aslandan hızlı koşmak. Yine aslan da ceylandan hızlı koşmayı hedef eder. Eğer aslan iseniz ve bir gün önce en yavaş ceylanı yakalayıp yediyseniz bugün çok daha hızlı koşmalısınız, çünkü en yavaş ceylan dün öldü. Eğer ceylansanız dün yavaş koşan ceylanın öldüğünü gördünüz ve eğer hızlı koşmazsanız bugün siz öleceksiniz." dedi.

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER Ege Üniversitesi İzmir, İzmir Ege Üniversitesi, Salih Esen İzmir, İzmir Salih Esen, Esen Plastik, EBSO İzmir, İzmir Etkinlikleri, İzmir Cemiyeti