MAGAZİN -- 10 Mart 2021

Ekranların Sevilen Yüzü Umut Oğuz

Magazinizmir
Ekranları sevilen yüzü usta oyuncu Umut Oğuz'la Magazin izmir olarak harika bir röportaj gerçekleştirdik. Kariyeri, ev yaşantısı ve geleceğe dair planlarını derinlemesine konuştuğumuz o özel röportaj;

- Okuyucularımız sizi daha yakından tanısın istiyoruz. Bize kendinizden ve oyunculuk serüveninizden bahseder misiniz?

Bunu o kadar çok anlattım ki eminim tanıyan ve takip eden dostlarım her detayını biliyorlardır. Ahmet ve Gülümser Gülhan çiftinin, sahneye çıktığım tatil köyüne gelip beni izlemeleriyle başladı serüven. 1999 senesinde Kandemir Konduk Tiyatrosuyla profesyonel oldum. 2007 senesine kadar süründüm. Sonra Ufo reklamları, Emret Komutanım dizisinin ardından Adanalı dizisiyle tanındım. O zamandan beri de bana inanıp destek veren tüm usta isimlerin izinden giderek, mesleğime layık olmaya çalışıyorum.

- Oyunculuk çocukluk hayaliniz miydi, yoksa yolunuz tesadüfen mi gelişti?

Kendimi bildim bileli hayalimdi. Halamlar bayramlarda onları kahkahalara boğduğum için "tam tiyatrocu" derlerdi. Meğer bilinçaltıma işlemişler. 8.yaş günümde babam eve pastasız geldi. Önce üzüldüm sonra annem babam ve ben şık giyinip fuara tiyatroya gittik. Levent Kırca&Oya Başar Tiyatrosunun bol kahkahalı bir oyunu vardı. Yüzlerce insanın aynı anda gülmesi beni çok etkilemişti. 2.perde uyuyakalmıştım ama tek perde beni oyuncu yapmaya yetmişti..

Şimdi okullara konuşmaya gidiyorum. Gençlere ne hayal ettiğinize, ne dilediğinize dikkat edin. Gerçek dileğiniz size mutlaka dönüyor. Hazırsanız o şans gerçeğe dönüyor.

Bizimkiler "harekette bereket vardır" derler. Kadim öğretiler "Evren düşünceyi değil hareketi alkışlar" der

Harekete geçin.

- Sizi bir dönem ekranlarda çok sevilen Adanalı dizisiyle tanıdık. Şimdi geriye dönüp baktığınızda bu serüven için neler söylersiniz?

Masadan kalkıp kabul etmediğim bir diziydi. Diyaloglar sonrasında proje sahibi ve yönetmen Tayfun Güneyer'in "boşver koşullar düzelir gel oyna harika şeyler yapacağız" cümlesi beni ikna etti. İyiki de oynamışım. Harika işler yaptık. Hala etkisi devam eden önemli bir iş oldu benim adıma.

- Bugüne kadar yer aldığınız projelerde hangi karakteri daha çok sevdiniz ve benimsediniz?

Fiko ve Lezize Teyze ile çok eğlenmiştim. Bütün ülke gibi. Bir gün denk geldi ailemle izlemiştik. Annem, Lezize teyzeye gülerken oturduğu koltuktan düşmüştü. Kim bilir kimler o sıra koltuklarından düştü. Kertenkele dizisindeki Şevket de keyif aldığım bir karakterdi.

- Oyunculuğa ait geleceğe yönelik gelecek dönemlere ilişkin hedefleriniz neler?

Önümde bir sinema bir de tv filmi senaryosu var. Bunları en iyi performansla oynayıp kendime gelmek istiyorum. Pandeminin boşluğundan herkes gibi ben de daraldım. Daha sonrasına da kendi yazdığım kısa bir dizi var. Onu çekmeyi planlıyoruz. Yakın gelecek için hedeflerim bunlar..

-Oyuncu olmak hayatınızda neleri değiştirdi?

Çok şeyi. Oyunculuk bir yaşam biçimi olduğundan, hayatım tamamen değişti. Herkesin selam verdiği, sarılıp öptüğü biri olmak hafif bir sorumluluk değil. Bu durumu taşımak ve yönetmek zaten en büyük değişiklik.

- Kendinizi ekranda izlerken nasıl buluyorsunuz?

Genelde beğenmem. En acımasız eleştirmeniyim Umut Oğuz'un. Daha iyisini yapabilirdin Umut dediğim çok olmuştur. Haksızlık etmeyeyim, arada beğendiğim de oluyor.

- Dünya çapında yaşanan pandemiyle birlikte  evde çok fazla zaman geçiriyoruz. Siz evde vaktinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Oğlum Dora ve Ezber Bozan Bebekler ciddi bir zaman alıyor. Günün nasıl bittiğini anlamıyorum. Çok nadir boş geçirdiğim zaman oluyor. Okumak, yazmak, izlemek ve spor yapmak derken gün bitiveriyor. Böyle krizleri fırsata çevirmek lazım aksi halde komple kafayı yeriz. Ki ramak kaldı.

- İzmir sizin için ne ifade ediyor?

Yıllar önce bir şiir yazmıştım ama kaybettim. Selçuk Yöntem çok sevmiş, seslendirmek istemişti. Keske bulabilsem. Bu sorunun tam cevabıydı. Gözümü açtığım, ilk göz ağrım İzmir. Çocukluğum, anılarım, kavgalarım…

Her daim özlediğim benin özelim İzmir. İstanbul'la aldatmak zorunda kaldığım bir türlü kavuşamadığım sevgilim İzmir.

İnsanına her daim hasret çektiğim, nefesi, kokusu bambaşka şahsına münhasır aşktır İzmir.

(Sabaha kadar yazarım)

- Kendinizle ilgili en sevdiğiniz özellikler neler?

Fazla yardımseverim. Genelde cebimde olan paranın kat kat fazlasını eşe dosta harcamış olurum. Bu iyi mi kötü mü bilmiyorum ama paylaşmadan, yardımlaşmadan yaşayan insanların ruhen fakir olduklarını düşünürüm.

Mesleğimi ciddiye alırım. Bir işi kabul edip yarım yamalak iş yapmam. Bir işe girdiysem hakkını veririm.

Vicdanımı severim. Gücüm yettiğince adil olmaya çalışırım.

 

FACEBOOK İLE BAĞLAN