Kadınları "İzmir" Kurtaracak

İzmir Gelişim Vakfı Başkan Yardımcısı Zekiye Bayyurt, Türkiye'de kadının iş hayatına atılmasında en büyük engelin "Ataerkil" toplum yapısı olduğuna dikkat çekerek "İzmir kadını bu engeli aşıp, Türkiye'ye model olacak güçtedir. Çünkü biliyoruz ki İzmir kadının da bu irade var" dedi.



Bayyurt Şirketler Topluluğu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü kapsamında düzenlenen etkinliğe ev sahipliği yaptı. İzmir Gelişim Vakfı Başkan Yardımcısı da olan Bayyurt Şirketler Topluluğu Genel Müdürü Zekiye Bayyurt, topluluk çalışanların yüzde 50'sinin kadınlardan oluşmasının tesadüf olmadığını söyledi. "Biz kadınların iş hayatında daha çok yer almasını arzulayan ve bunu sınırsızca destekleyen bir anlayışa sahibiz” diyen Bayyurt, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nün 1857 yılında 129 kadının can verdiği büyük bir facia sonucu ortaya çıktığını hatırlattı.

Bu İş Karanfille Olmaz

8 Mart'ın yılda bir gün bile olsa kadınların sosyal ve siyasi bilincinin gelişimi ile başarıları konuşulsun, tartışılsın istendiği için özel bir gün olarak ilan edildiğini söyleyen Bayyurt “Ancak geldiğimiz noktada önce içinden emek atıldı sonra anlamı kayboldu. Her şey konuşulmadan tartışılmadan kuru bir anma ve karanfil verme gününe döndü. Kimi anıyorsunuz, kimi hatırlamak istiyorsunuz? Biz bu toplumun yarısıyız. Bir günde hatırlanmayacak kadar büyük, bir karanfille avutulmayacak kadar güçlüyüz" diye konuştu.

Ev İşi Yoksa Hoşgörü de Yok

İzmir Gelişim Vakfı olarak kadını iş hayatında daha etkin ve iddialı kılmayı öncelikli görev edindiklerini söyleyen Bayyurt şöyle devam etti:
"Ancak üzerimizdeki yük o kadar çok ki ev, çocuk, iş arasında; bu yükün altında eziliyoruz. Ekonomik özgürlüğümüzü elde tutabilmek için hem işte hem evde ezilerek çalışıyoruz. Ataerkil toplumlar kadının iş hayatında başarılı olabilmesi çok zor. Hoşgörülü erkeğin hoşgörüsü, çoğu zaman evde ki iş ve çocukların bakımı aksamadığı durumda kadının çalışmasına izin vermek kadar. Oysa hayat hani paylaşmaktır" dedi.

İzmir Kadınında İrade Var

Kadının iş hayatında başarısız olması veya yeterince etkin olmamasının “ataerkil” toplumsal yapının sonucu olduğuna dikkat çeken Bayyurt, “Tüm ataerkil toplumlar aynı kaderi paylaşıyor ve toplum olarak başarısızlığa mecbur oluyor. Aynı şekilde bu yapı kadını mevcut durumda iş hayatında gül bahçesinden çok, birçok önyargı, engeller ve zorlu çalışma şartlarına mahkum bırakıyor. İzmir kadını bile o kadar güçlü iken, yine de ataerkil toplumun çarkları arasında sıkışmış durumda. Eğer bu kısır döngü kırılacak ise en iyi başlangıç noktası İzmir olacaktır. İzmir kadını bilinçlenmeyle birlikte erkeği ile dayanışarak bu kısır döngüyü kırmalıdır ve inanıyorum ki kıracaktır. Çünkü bu irade İzmirli kadınlarda var ve kadınları İzmir kurtaracak” diye konuştu.

Kadın İş Hayatının Vicdanıdır

Kendisinin de iş hayatında “önyargı” ve “zorluklarla” mücadele ettiğini söyleyen Zekiye Bayyurt, “Ancak eşimle hayatı paylaşarak, dayanışarak iş hayatında başarıyı yakaladım. Yeri geldi çocuklarımı ofiste büyüttüm. Yeri geldi benim yerime onlara babası baktı. Ama iş hayatında ne iddiamı ne de kadınlara olan inancımı kaybetmedim. Biz iş hayatının vicdanıyız ve erkeklerin pusulasıyız. Biz anayız, insanın da hayatın da değerini biliyoruz. Biz olmadan erkek dünyası çok daha acımasız. Biz olmazsak erkekler belki daha çok para kazanabilir ama dünya daha az yaşanılası bir yer olur. İş hayatı kadınlarla daha güzel. Hepimizin Dünya Emekçi Kadınlar Günü kutlu olsun” dedi.

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER İzmir Gelişim Vakfı, Zekiye Bayyurt, Bayyurt Şirketler Topluluğu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü