HABER -- 17 Haziran 2021

ASLIHAN KAPANŞAHİN İLE MAGAZİN İZMİR ÖZEL

Magazinizmir
"Kuzey Yıldızı İlk Aşk" dizisinin "Mine Mollaoğlu" karakteri Aslıhan Kapanşahin ile gerçekleştirdiğimiz keyifli röportaj sizlerle.

1- Genç yaşta ünlü olmak pek çok açıdan kolay olmamalı. Gençliğin o klasik kodlanmış hallerini yaşayabiliyor musun?

Açıkçası hiç bir zaman o boşluğu hissetmedim, dışarı çıkıp gezmeyi seven biri değilim, evde sevdiklerimle vakit geçirmek bana daha özgür ve güvenli geliyor.

2- Bu kadar erken bir kariyer yolculuğu sana neler kazandırdı ?

Öncelikle kaliteli yapımlarda güzel insanlarla çalıştım, güzel insanlar tanıdım,iyi kalpli ve nazik insanlar tanımak bu yolda ne yapmam gerektiğini öğretti bana. Aynı şekilde ne yapmamam gerektiğini de.

3- Her geçen gün yeni oyuncularla karşılaşıyoruz. Senin diğer genç oyunculardan farkın ne?

Kendime bir oyuncu olarak gösterdiğim emek harcadığım zaman ve kazandığım tecrübeler... “Şu kısacık ve değerli hayatlarımızda zaman ayıracağı şeyleri iyi seçmeli insan” diye düşünürüm hep. Ruhen, kafa ve beden olarak ne istediğini bilmek ve adanmışlık...

4- Show TV ekranlarında yayınlanan Kuzey Yıldızı İlk Aşk dizisine nasıl dahil oldun?

Senaryo ilk geldiğinde çok heyecanlandım, hayatımda ilk defa komedi ile alakalı bi projede bulunmak beni ilk başta korkutsa da sınırları zorlamayı seven biriyim. Mine benim içimde olmayan bir karakterdi birbirimizden çok uzaktık fakat bana göre oyunculuk “yaratmaktır” insanları gözlemlemeyi severim, bazı arkadaşlarımın hareketlerini çalıp kendime yakışan bi hale getirdim. Mine’yi klasik tiki kız gibi oynamak değil de, o tikiliğin yanına biraz da sevecenlik katmak istedim, Ersoy hocam da bunu beğenmiş olmalı ki “bakış çalışmanı istiyorum” dedi. Sonra her şey aniden gelişti tekrar auditiona girdim ve bi süre sonra bavullarımla Ordu’ya geldim.

5- Dizide Mine karakterine hayat veriyorsun, bize biraz karakterdan bahseder misin?
Saf, aşık, komik,sevimli, ailesine düşkün, çabuk sinirlenebilen ama çabuk sönen ve mutlu bir karakter Mine, bakım yapmayı ve güzel görünmeyi çok sever.

Oynamaktan çok keyif alıyorum, iyi ki Miniş, iyi ki :)

6- Dizi Ordu’da çekildiği için orada yaşıyorsun. Setin olmadığında neler yapıyorsun, nasıl vakit geçiriyorsun?

Genelde takip ettiğim programların kaçırdığım bölümlerini, listemde olan filmleri/dizileri izliyorum. Arkadaşlarımla oturup kahve içip dedikodu da yapıyoruz tabii. :)

7- En başa dönsek, nasıl başlıyor hikayen?

Ben 1 yaşındayken babamın beni ajansa yazdırmasıyla başlayan bir hikaye bu, bu yola yeni çıkmadım evet ama nerede olursam olayım yolun hep en başında olduğumu, hikayemi tekrar yazmaya başladığımı hissediyorum.

8- Oyuncu olmak istediğini nasıl fark ettin?

Ortaokul son sınıftayken fark ettim, dışardan aldığım olumlu tepkiler ve ailemin de desteğiyle Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nde Tiyatro bölümünde okuyup bu yolda profesyonel bir eğitim aldım, almaya da devam edeceğim.

9- Kariyerin konusunda aldığın en önemli tavsiye ne oldu?

“İyi bi oyuncusun güzel yerlere geleceksin, ama ne olursa olsun karakterini bozmadan ilerle.”

10- Oyunculukta hayal ettiğin yer neresi; şu anda o yere ne kadar yakınsın?

Hayallerimin çok gerisindeyim, hedeflerimi yüksek tutuyorum ve Türkiye’yle sınırlı kalmak değil dünyaya açılmak istiyorum.

11- En çok nasıl bir karaktere hayat vermek istersin?

Aslında her karaktere hayat vermek isterim, insan gözlemlemeyi sevdiğimi söylemiştim, bir banka oturup tek başına yürüyen insanları gözlemlerim en çok, “acaba şu an ne yaşıyor nasıl bir hayatı var” diye düşünürüm, ne iş yaptığını merak ederim, herkesten olmak isterim ben, her insandan bi parça olmak... Bu beni çok heyecanlandırıyor.

12- Peki kırmızı çizgilerin var mı? Asla oynamam, yapmam dediğin...

Sınırları zorlamayı severim, buna tam cevap verebilmem için sınırımı öğrenmem gerekiyor, şuanki birikimim bu sorunun cevabını spesifik olarak karşılamayacak.

13- Son yıllarda romantik komedi dizilerinin yükselişi hakkında ne düşünüyorsun ?

Aşka ve sevgiye olan inancımızın artmasında iyi bir rolü olduğunu düşünüyorum, daha çok gülelim daha çok sevelim

14- Dijital platformlarda birkaç yıldır güzel işler üretilmeye başlandı. Bu konudaki düşüncelerin neler ? Bu tarz projelerde yer almak ister misin ?

Tabii ki isterim, ülkemde yeni denenmeye başlayan özgün hikayeleri gururla izliyorum, bu projelerin bi parçası olmak muhteşem olur.

15- Modern estetik algısı ve günümüzdeki güzellik ölçüleri hakkında ne düşünüyorsun?

Derler ya her şeyin fazlası zarar diye, buna katılıyorum. İhtiyacım varsa yaptırırım, fazlasına gerek yok.

16- Özellikle uyguladığın bakım rutinlerin var mı?

Makyajımı çıkarmadan asla uyumam, ne kadar yorgun olursam olayım o makyaj çıkacak ve o tonik sürülecek!

17- Kendinle ilgili sıkça iltifat alıyorsundur. Duyduğun en güzel şey neydi?

Bir gün biri benim hakkımda “çok iyi oyuncu” yazmış, bu hoşuma gitti. Çünkü dikkat çeken tarafın güzellik değil de oyunculuk olması beni tatmin ediyor.

18- İçinde bulunduğumuz hızlı tüketim
çağında trendlerle aran nasıl, modayı takip eder misin?

Takip ettiğim söylenemez, kendime ne yakıştırıyorsam onu giyerim.

19- Dolabının en kurtarıcı parçası ne? Günlük hayatta giyim tarzını hangi parçalar oluşturuyor?

Siyahlar. Siyah olan bütün parçalar kurtarıcı parçamdır.

20- Spor ve sağlıklı beslenmeyle aran nasıl?
Özel olarak uyguladığın bir beslenme çeşidi ya da spor programı var mı?

Beslenmeme diyetisyenim karar veriyor, birazcık kilo almaya müsait bi yapım olabilir o yüzden de diyetisyenim o hafta ne yememi söylerse onu yiyorum, spor yapmaya da özen gösteriyorum.

21- Sosyal medyayı aktif kullanıyor musun?

Aktif kullanmaya çalışıyorum, artık yeni dönemle beraber bazı yapımcıların ve yönetmenlerin odağı sosyal medyaya döndü, yeni döneme ayak uydurmaya çalışıyorum diyelim.

22- Fanların en çok ne soruyor sana?

Ne zaman post atacaksın...

23- Şöhretin senin için anlamı ne? Tanınırlık hayatına ne kattı?

İşin şöhret kısmına odaklanmamak lazım, tabi ki tanınmak, insanların ilgisi hoşuma gidiyor ama hedefim tanınmış bi oyuncu olmaktansa ödülleri olan bi oyuncu olmak.

24- Bireysel sınırların olarak tanımlayabileceğin, söz konusu onlar olduğunda
asla taviz vermeyeceğin karakteristik özelliklerin var mı?

Ben insanlara izin verdiğim kadarıyla benim hayatımda olurlar, birisi benim koyduğum o sınırları zorlamaya başladığında istemsiz olarak geri çekiliyorum.

25- Önemli kararların eşiğindeyken mantığınla mı yoksa iç sesinle mi hareket edersin?

Kesinlikle iç sesimi dinlerim, duygularımla hareket ederim, böyle davrandığım için de asla keşke demedim.

26- Nasıl biri seni duygusal olarak etkileyebilir?

Karşısındakine verdiği değeri göstermekten çekinmeyen, zeki, eğlenceli, ince düşünceli ve mutlu olmayı seven birinden etkilenebilirim.

27- Bir ilişkide neye tahammül edemezsin?

Dengesizliğe ve yalana kesinlikle tahammülüm yok.

28- Dünya bir yıldır çok zorlu bir süreçten geçiyor. Bu dönem sana ne öğretti?

Gezmeliymişim, sevdiğim insanlara daha sık sarılmalı, dışardaki hobilerime daha fazla zaman ayırmalıymışım, sinemaya ve tiyatroya gitmeyi çok özledim, umarım en kısa zamanda normale döner ve içimizde kalan ne varsa yapmaya başlarız.

29- Ayakları üzerinde durabilen başarılı bir genç kadın olarak, hayalleri için adım atmak isteyip de cesaret edemeyen diğer kadınlara vermek istediğin bir mesaj var mı?

Korkmayın! Önünüze zorluklar, zorbalıklar çıkacak, sizin özgüveninizi düşürmeye çalışacaklar, başarısız olduğunuzu düşündürtecekler ama siz kendinize inanın! Her şeye rağmen yalandan da olsa gülümseyin ve sakın zaaflarınızı belli etmeyin, siz kendinize inanın ve güvenin, çünkü siz inanırsanız başarırsınız! Pes etmek yok değerli kadınlar. Siz isterseniz olur!

FACEBOOK İLE BAĞLAN