Fidel'in İzinden Git!

Havana, Karayiplerin muhteşem manzaraları eşliğinde, kolonyel mimarisi, efsane lideri Fidel Castro, Che ve diğerlerinin kentin her köşesine sızmış izleri, melodik salsa ritimleri, romun enfes tadı ve kadınların bacaklarında sardıkları dünyaca ünlü Küba purosunun öyküsüdür...



Ve bir de bu yoksul Latin ülkesinin muhteşem insanlarının...

Salsa, mojito ve puronun vatanı Küba yıllardır tüm zorluklara rağmen ayakta kalmayı başarmış sihirli bir ülke ve başkenti Havana sıcacık bir şehir. Kent temel olarak ikiye ayrılıyor: Devlet binaları turistik mekânların da olduğu merkezdir. Bir de evlerinin önünde bekleşen yaşlılar, alışverişten dönenler, koşuşturan çocuklar, kapı aralıklarından bozma küçük kafeteryalar ve nereden geldiğini anlamadığınız ama sizi içine çeken müzik... Havana sokaklarında dolaşırken içinizi tarif edemeyeceğiniz bir sevinç kaplayacak…

Kübalıların söyleyişiyle La Habana, hem adanın başkenti, hem de 2 milyonluk nüfusuyla en büyük şehri. İlk bakışta Havana ülkenin uzun süreli yaşam savaşı sonucu bitkin ve biraz da harap görünüyor fakat tüm eskimişliğine rağmen hala göz kamaştırıcı bir etkiye sahip. Küba'da yaşam gün boyu sokaklarda, mahalle aralarında sürüyor. Genellikle öğleden sonraları çocukları ev yapımı toplarla ve oradan buradan elde edilmiş sopalarla beyzbol oynarken görebilirsiniz. Yine sokaklarda arabasını tamir eden insanları görmek mümkün. Özellikle klasik Amerikan arabaları: Buick'ler, Dodge'ler, Chevrolet'ler...

Bazen yanlarında minik radyoları, bazen ağızlarında purolarıyla kapı ağzında bekleşen yaşlılar ya da bisikletlerle evlerine dönen insanlar da sıkça rastlanan görüntüler arasında. Bir köşede domino veya dama oynayan bir gruba rastlayabilirsiniz. Bir evin sokağa bakan odasından ev yapımı limonata veya rom içebilirsiniz. Ve müzik... Havana sokaklarında her köşeden Latin melodileri akar kulaklarınıza. Evlerden, kafelerden, restoranlardan ve hatta sokakta oynayan çocuklardan, evet, her yerden müzik ve dans!

Gezginler için eski kent, Havana'nın asıl çekim noktası. Dar sokaklara bakan yüksek Barok ve klasik üslupta binalar Ciudad Vieja’ya hakim. Eski kent gezisi için en iyi başlangıç noktası Plaza de Armas'tır. Eskiden ana alışveriş caddesi olan Cade del Obispo buradan başlar ve köşeyi döndükten hemen sonra, bir Ortaçağ sahnesini andıran daracık Plaza de la Catedral’e ulaşırsınız. Parque Central, Barok üsluplu Teatro Garcia Lorca ve önünde palmiyelerin dizili olduğu Hotel Inglaterra'da Akdeniz havası hakim. Küba’nın simgeleri saymakla bitmez. Puro, müzik, salsa ve Fidel! Sokaktaki Kübalı için o Fidel... Arkadaşları kadar yakın hissediyorlar efsanevi liderlerini... Sağlık sorunları yüzünden siyaset sahnesinden çekilse de her Kübalının kalbinde özel bir yeri var Fidel Castro'nun...

Ve puro!1492'den beri Küba en çok purolarıyla tanınıyor. Adanın tropikal iklimi nemle birleşince purolara çok farklı bir tat ve renk katmış. Özellikle puro fabrikalarında Kübalı kadınların bacaklarında biçim Verdikleri puroların meraklısı çok fazla… İsteyenlere puro fabrikası turu düzenleniyor. Genellikle puro işçileri geniş bir salonda müzik ya da yüksek sesle okunan bir kitap işliğinde çalışıyorlar. Burayı görmek çok ilginç olabilir!

 


Haberin Galerisi İçin Tıklayın.

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER havana, küba, havana hakkında, küba hakkında, küba halkı hakkında, dünyada yapılacak 41 şey, küba purosu hakkında, kübanın meşhur purosu