Dünya’nın 8. Harikasını Keşfet!

Kmer uygarlığının simgesi olan Angkor Wat dünyanın en büyük tapınağı. 1860 yılında Fransız doğa bilimci Henri Mahout tarafından keşfedilen bu ünlü eser, kaşifin “Ankgor Wat görmeden ölünmez!” sözünü haklı çıkaracak kadar büyüleyici ve muhteşem…



Kamboçya’nın kuzeybatı ucundaki tropik ormanlarda yer alan M.S.9. ile 15. yüzyıl arasında genişleyerek dünyanın ilk mega kenti haline gelen Angkor, Kmer uygarlığının başkentiydi. Angkor; 650 hektarlık alana kurulmuş ve 39 ayrı tapınaktan oluşan dev bir yapı aslında. Kent, 15. yüzyılda Tay işgalcilerince yağmalanınca terk edildi ve sıra dışı yapıları da çürüdü gitti. 100 yıl süren savaş ve kıtlık sonucunda tamamıyla terk edilen Angkor, 400 yıl sessizliğe büründü. Bu sürede orman büyüyerek 235 km² bir alanı kaplayan antik kenti örttü. Sonuçta Angkor kayboldu. Ağaçların kökü toprağa ve suya ulaşmak amacıyla tapınakları, dev heykelleri ortadan ikiye hatta üçe böldü. Ancak sert kızıl kayalardan ve kumtaşından yapılan gizemli tapınaklar her şeye rağmen ayakta kalmayı başardı ve tüm görkemiyle yüzyıllara meydan okudu.

Angkor Wat, yüzyıllarca tropik ormanın derinliklerinde gizli kalınca varlığı yerli halk arasında yayılan efsaneden öteye geçemedi. Ta ki Kamboçya topraklarını ziyaret eden Fransız misyonerlerine kadar… Kmer uygarlığının bu kayıp şehrini, 1860 yılında Fransız bilim adamı Henri Mahout keşfetti ve bu alandaki araştırmalarını uzun yıllar sürdürdü. Önceleri tapınağın Kmerlerce yapılmış olabileceğine inanmadı ve ona göre tapınak binlerce yıl önce bölgeye hakim olmuş başka ırklar tarafından yaratılmıştı. Ama araştırmalar bu büyülü kentin ve muhteşem tapınağın Kmerlere ait olduğunu kanıtladı. Bölgenin tamamına yayılmış irili ufaklı tapınakların içinde en büyük ve en görkemlisi 3 km’lik bir alanı kapsayan Angkor Wat…

Tapınak yüzlerce odası, karmaşık mimarisi ve binlerce heykeliyle dünyanın en büyük medeniyetlerinden birinin simgesi ve insanlık tarihinin bugüne kadar tasarlayıp yaptığı en büyük ve en mükemmel mimari eser olarak kabul ediliyor. Kmer krallarından II. Suryavarman (1131-1150) tarafından, Hindu Tanrı’sı Vishnu adına yaptırılan tapınak görenleri büyüleyecek güzellikte…
14. ya da 15. yüzyılda Theravada Budizm tapığına çevrilen Angkor Wat, taştan yapılmış kazıklı bir yolun geçtiği kale hendeğiyle çevrili. Beş kulesi Hindu Tarılarının yaşadığı Meru Dağı’nı simgeliyor. Çevreleyen duvar, dünyanın kenarındaki dağları, suyla dolu hendek ise ötesindeki okyanusları…

Tapınağın piramit formunda gövdesi, gittikçe daralan halinde beş kulesi var; etrafı dörtgen şeklinde kat kat surlarla çevrili. Sarayın bahçeleri suni göllerle süslü; bu göllere yapının ihtişamı yansıyor. Bütün duvarlar, dehlizler ve kuleler sayısız heykellele kabartmalarla ve yazıtlarla bezeli. Kum taşından yapılmış olan Angkor Wat’ın üzerindeki sahneler, Kmer uygarlığının gelişmiş el işçiliğinin bir ürünü. Özellikle Asparlar yani taş dansözler Hindu Tarıları vişnu’nun, Şiva’nın ve Brahma’nın hikayelerini anlatan mitolojik sahnelerlele yan yana…

1970’li yıllarda National Geography’nin önderliğinde başlayan çalışmalar kentin kısmen restore edilmesini sağladı fakat Angkor Wat’ın talihsizlikleri bir türlü bitmedi.Restorasyon süreci, ünlü Fransız yazar Andre Malraux’nün de tutuklanmasına yol açan bir dizi tarihi eser kaçakçılığına konu oldu. Kamboçya’da yaşanan kanlı iç savaş ise bu tarihi şaheseri bir süre daha dünya kamuoyundan uzak tuttu. 1992 yılında tapınakla birlikte tüm Angkor şehri UNESCO tarafından Dünya Mirası Listesi’ne alındı ve ancak 1994 yılından sonra ziyarete açıldı.


Haberin Galerisi İçin Tıklayın.

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER dünyada yapılacak 41 şey, gidilecek yerler, dünyada gidilecek yerler, tarihi yerler hakkında, angkor war nerededir, angkor wat hakkında, dünyadaki tarihi yerler