Televizyon ve Bilgisayar Oyunlarının Çocuklarımıza Zararlı Etkileri

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi "Dr Deniz Tirit Karaca" çocuklarımızın televizyon ve bilgisayar başında geçirdiği zamanın zararlarını ve ebeveynler olarak nasıl davranmamız gerektiğini anlatıyor.



Sevgili anne-babalar, teknolojik aletleri (internet, TV, bilgisayar oyunları) elektronik bebek bakıcısı olarak görmeyin ve çocukları teknolojik aletlerin kollarına teslim etmeyin.
İnternet ve bilgisayar teknolojisinin hayatımıza pek çok olumlu şey kattığı bir gerçektir. Ayrıca pek çok işlemin internet üzerinden yapılır hale gelmesi bilgisayarı neredeyse bir zorunluluk haline getirdi. İlköğretime giden çocuklar ev ödevlerini internet üzerinden alıyor. Okul ve ders kayıtları internet üzerinden yapılıyor. Oyunlar, alışveriş, eğlence, sosyalleşme ve daha pek çok şey bilgisayarlarımızın içinde bize sunuluyor. Kendimizi bu dünyadan tümüyle soyutlamak neredeyse imkansız hale geldi. Pek çok çocuk için sömestr evde daha çok bilgisayar oyun oynama anlamına geliyor. Ama siz, çocukların televizyon, bilgisayar karşısında geçirdikleri süreye ve oyunların içeriğine karşı son derece dikkatli olmalısınız.


Sürekli televizyonun karşısında bir şeyler seyrederken çocuklar ne ile baş başa kalıyor hiç düşündünüz mü ?

Bizim küçüklüğümüzde çizgi filmler ‘’heidi, tom & jery ‘’,programlar ‘’susam sokağı’’, oysa şimdiki çocuklar neler izliyor?
Çizgi Filmler: Büyük çoğunluğunda saldırma, yok etme, vurma, savaş, büyü, sihir…
Diziler: Mafya, cinsellik, şiddet, doğa üstü güçler, ruhlar…
Haberler: Savaş, terör, kapkaç, kaçırılma, hırsızlık, cinayet...
Erişkin dünyasında tanık olmasını istemeyeceğiniz her şeyle, çok erken yaşta medya aracılığıyla tanışıyorlar. Çocuklarımız bizden çok daha fazla imkanlara sahipler ancak daha korunmasız bir dünyada yaşıyorlar. Bu nedenle anne babalara çok daha fazla görev düşüyor.
Küçük yaşlardan itibaren televizyon çizgi film, reklam, klip izlemenin ne gibi sakıncaları vardır?
Konuşması gecikti, seslenince bakmıyor, televizyonun karşısında sakin oturtabiliyoruz, ancak televizyon karşısında bir şeyler yedirebiliyoruz, televizyon kapalıysa çok hareketli oyuncaklarıyla oynamıyor, sürekli bir oyuncaktan diğerine geçiyor şikayetleri ile çocuk ve ergen psikiyatristine başvuran pek çok çocukla karşılaşıyoruz. Hatta okul öncesi özellikle ilk 2 yaşta çok fazla baby- tv, çizgi film, reklam, kip izlemiş çocuklar dikkat eksikliği? Otizm? Şüphesiyle takip edilebiliyor. Özellikle huzursuz, çok hareketli veya yeme problemi olan bebeklerde çocuklarda televizyon anne babalar için hayat kurtarıcı gibi gelebiliyor. Anne baba yoğun çalışıyor ve çocukla ilgilenecek enerjileri kalmıyorsa işlerini yetiştirmek için çocuğu tv karşısına oturtmak kolaylarına gelebiliyor.
Beyin gelişimi üzerine araştırmalar yapan bilim adamlarına göre aşırı televizyon izlemek, analitik düşünme, okuma ve dil gelişimi için gerekli olan beynin sol yarısının uyarılmasını azaltıyor. Televizyon izleme zamanıyla dil gelişimi testlerindeki performans arasında doğrudan bir ilişki bulunuyor. Az gelişmiş bir dil becerisi de kişinin öğrenme yeteneğini tümüyle etkiliyor. Bu nedenle çocuklara 2 yaşına kadar televizyon seyrettirilmemesi önemlidir. Eğer çocuğunuzda bu ve benzeri nedenle dil gelişim geriliği varsa mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristine başvurun ve gerekli önlemleri alın
Bebeklerde dil gelişimi, iletişim kurma becerileri ancak insan insana iletişim ile gelişir ve öğrenilir. Beyin hücreleri arasındaki bağlantılar ancak bu şekildeki uyaranla kurulur, uyarılmayan beyin hücrelerinde bağlantılarda ise budanma gerileme görülür, bu nedenle ilk 2 yaşta bebekle insan insana iletişim kurmak çok önemlidir.


0-2 Yaş Uzun Süre TV Karşısında Kalmanın Sonuçları Neler ?

Dil gelişimi olumsuz etkileniyor. Karşılıklı sosyal etkileşimi öğrenemiyorlar, Sağ-sol yarıküreler arası denge ve iletişim bozuluyor. Bu da ileride okuma yazma güçlükleri, dikkat dağınıklığı, özel öğrenme güçlüğü, eğitim hayatında zorlanma ve isteksizliklere neden olabiliyor.
3 yaşından itibaren çocuklar ebeveyn eşliğinde televizyon veya bilgisayarla tanışabilir. Ancak bilgisayar başında geçirilen süre çok kısa tutulmalıdır. Çocuğun yaşına uygun ve gelişimini destekleyen oyunlarla oynamasına da izin verilmelidir. Ancak asla unutulmaması gereken şey zaman sınırının her zaman belli olması gerektiğidir. Bilgisayar ekranındaki görüntülerin çok hızlı değişmesi, sürekli dikkat çekici renklerin ve seslerin kullanılması çocuk üzerinde hipnotik bir etki yaratabilir. Bu da tümüyle serbest bırakılan bir çocuğun televizyon ve bilgisayarla saatlerce ilgilenmesine neden olacaktır. Bilgisayar başında uzun zaman geçiren çocuklar bir süre sonra akranlarıyla ilişki kurma güçlüğü çekmektedir. Ayrıca diğer her tür oyuncağı sıkıcı bulmaya başlamakta ve sürekli bilgisayarla oynamayı istemektedir. Birkaç dakika yerinde duramayan hiperaktif çocuklar bile bilgisayar ekranındaki görüntüleri izleyerek uzun süre oturabilmektedir. Dikkat eksikliği için tedavi gören çocuklarda uzn süre bilgisayarda zaman geçirme tedaviye yanıtı azaltmaktadır.


Çocuklar izlediklerinden yetişkinlere göre neden çok daha fazla etkilenir ?

2004 yılında İzmir’de yedi yaşındaki bir çocuğun oynarken anlaşamadığı dokuz yaşındaki arkadaşını bıçaklayarak öldürmesi, 2002 yılında ise Gaziantep’te bir çocuğun pokemonlara özenerek kendisini evlerinin penceresinden atması küçük çocukların izlediklerinden nasıl etkilendiğin yönelik haberlerden birkaçı…
Çocuklar davranışları izleyerek öğrenirler, örnek alır, taklit ederler, gerçekle fanteziyi ayırt edemezler, izledikleri her şeyi gerçek zannederler, erişkinin yargılama, neden sonuç ilişkisi yetilerine sahip değildirler. Ekrandaki şiddet içerikli görüntüler çocuğa şiddetin yaygın olduğu, olağan bir baş etme yolu olduğu düşüncesini kazandırır. Bu da çocuk ve gençlerde şiddete duyarsızlık, saldırgan davranışlara neden olur.


Ekrandaki korkunç görüntüler ve sesler çocukların belleklerinde kalıcı bir biçimde saklanır. Hatta bu tür görüntüleri izledikten sonra kendi kendilerine zihinlerinde aynı görüntüleri canlandırabilirler. Bundan sonra en ufak bir uyarandan sonra aşırı korku, panik, gece kabusları, uyku bozuklukları gelişebilir.


Televizyon ve bilgisayar ekranında görüntüler her 5-6 sn’de bir değişir. Bu hızla değişen görüntü ve sesleri izleyen kişi düşünmeden, yorumlamadan pasif izleyen konumuna geçer. TV izlerken hem beden hem de zihin tamamen pasif durumdadır. Ekrandaki görüntüler, sesler ve efektler ilginin dağılmasını önleyecek şekilde hazırlanmıştır. Dikkat konusunda tembellik gelişir, dikkat eksikliği artar. Sürekli hareket, değişim, heyecan vardır. Bu harekete ve hıza alışan bir zihin için gerçek dünya durağan, sıkıcı gelmeye başlar. Farklı etkinliklerle kendi kendini oyalama becerisi azalır. Kendi kendine oyalanamama olur. Çok televizyon izleyen bilgisayar oyunları oynayan çocuklar televizyonun olmadığı ortamlarda sürekli can sıkıntısından yakınırlar.


Sanal dünyada tek başına yaşam, aynı zamanda toplumdan uzaklaşmaya, yalnızlaşmaya giderek sosyalleşmede azalmaya neden olabilir.
Sosyal kimliklerini yeterince bulamamış yaşlarda (8-18y) birbirini tanımadan kurulan ilişkiler, ‘’kimliği gizlemeye’’, ‘’karşı cins rolü oynamaya’’, ‘’uzaktan dert ortağı olmaya’’ olanak veren iletişim biçimiyle yanlış kimlik oluşumuna neden olabilecek ortam yaratmaktadır.


Özetle; Tv ve bilgisayar başında uzun zaman geçirmenin çocuk ve gençlerde olumsuz sonuçları nedir ?

Fiziksel sonuçlar: Hareketsizlik ve buna bağlı sağlık, kilo sorunları, göz rahatsızlıkları, duruş problemleri ve radyasyona maruz kalma sonucu gelişen pek çok sağlık sorunlarına yol açabiliyor.
Duygusal sonuçlar: Korkular, kaygılar, sinirlilik, aşırı duygusallaşma
Bilişsel: Sözel becerilerde kısıtlılık, dikkat dağınıklığı, okul başarısızlığı, yaratıcılığın azalması, okumaya ilgisizlik
Davranışsal sonuçlar: Şiddet eğilimi, küfür, cinsellikle erken tanışma, dürtüsellik, tüketim ve marka tutkusu, bağımlılıklar
Sosyal sonuçlar: Sosyal ilişkilerde zorluk, kısıtlılık.


TV izleme tutumu konusunda anne baba nasıl örnek olabilir?

Bazı ailelerde izlenmese bile tv bütün gün açık durur. Evde bütün gün veya akşam tv açık olmamalıdır. Anne baba tv izlerken veya bilgisayarda zaman geçirirken çocuğundan kitap okumasını veya ders çalışmasını istemektedir. Çocuklar söylediklerimizi değil yaptıklarımızı yapar. Bu nedenle izlediklerinde seçici olmak, program bittiğinde TV’u kapatabilmek konusunda çocuklarımıza örnek olmalıyız. TV dışında etkinlikler yapmak, sohbet, okuma, çocukla birebir oyuna zaman ayırmak önemlidir. Evde Aile kuralları oluşturulabilir.
Yemek yerken TV izlenmeyecek, TV bütün gün açık olmayacak, çocukların odalarında TV olmayacak gibi. Önemli olan tv veya bilgisayarı yasaklamak değil küçük yaşlardan itibaren çocuklarımızın zevk alacağı aktiviteleri, ilgi alanlarını, hobilerini keşfedip desteklemek. Yaşıtları ile bir araya gelmeleri desteklenmek, mümkünse spor sanat vb. faliyete yönlendirmektir.


İnternet ve bilgisayar bağımlılığı” nedir?
İnternetin aşırı kullanılması isteğinin önüne geçilememesi, İnternete bağlı olmadan geçen zamanın önemini yitirmesi, yoksun kalındığında ise aşırı sinirlilik hali ve saldırgan olunması bilgisayar/internet bağımlılığının en basit tarifi. Avrupa Birliği'nin araştırmasında, günde 4 saatten fazla sanal alemde sörf yapan kişilerde tıpkı kumar bağımlılarında olduğu gibi, beyinde insanın kendisini iyi hissetmesini sağlayan adrenalin benzeri bir kimyasal olan dopamin birikmesi meydana geldiği tespit edildi.
Uzun süre bilgisayar kullanımının yarattığı sağlık sorunları:
Birçok kişi bilgisayar kullanırken nasıl oturduğunu çoktan unutmuş, gözleri ekrana kilitlenmiş, sırt öne eğilmiş, eller klavye ya da fare üstünde saatlerini bilgisayar başında geçirmekte; sonunda gözlerde yanma, boyun kaslarında ağrı ve sertleşme, elde uyuşukluk, genel yorgunluk gibi şikayetler ortaya çıkmaktadır. Bilgisayar tutkunu gecenin geç saatlerine kadar bilgisayar başındadır. Uyku azlığı sonucu sürekli olarak kendini yorgun hisseder, çabuk sinirlenir, konsantrasyon gücü azalmıştır, okul başarısı düşer, okulda bilgisayarla ilgili hayaller kurar. Sanal dünyayı gerçek dünyadaki ilişkilere tercih eder. Bilgisayar tutkunluğu nedeniyle çevreden eleştiri ve uyarılar alır. İstediği halde bilgisayara olan ilgisini sonlandıramaz ve ayrı kalamaz. Bilgisayardan ayrı kaldığında sinirlilik, çöküntü, neşesizlik gibi durumlar ortaya çıkar.
İnternet dışı uğraşlara ilgisi kaybolma, sosyal faaliyetlerde azalma, spor faaliyetlerinden uzaklaşma, sürekli uykusuz kalma ve yorgunluk, aile fertlerine yeterli zamanı ayıramama nedeni ile aile bağlarının zayıflamasına neden olur. Çocuğunuz okula bile bilgisayar yüzünden gitmek istemiyor ve sürekli yapması gerekenleri erteliyorsa, dışarı çıkmak istemiyor arkadaşlarıyla ve aile bireyleriyle daha az vakit geçiriyorsa, ders başarısında ciddi bir düşüş gösteriyorsa, bilgisayarı kullanabilmek için ailesine yalan söylemeye başladıysa, internet kafeleri kullanabilmek için okuldan kaçma davranışı gösteriyorsa ‘’ bilgisayara bağımlısı’’ olabilir. Bu durumda mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatristi veya psikologdan yardım alınmalıdır


Çocukların bilgisayara bu kadar bağımlı olmasının nedenleri?
Çocuklar yaşam içerisinde okul, aile, arkadaş vb. problemlerde kaçmak için bilgisayara yönelebilirler. Bilgisayar ve internet içindeki dünya, gerçeklerden kaçmak için çocuklara ve ergenlere olanak sağlamaktadır. Sosyal yaşam içerisinde kendini değersiz hisseden çocuklar bir yere, bir gruba ait olmak, kendilerini ifade edebilecekleri bir ortama ihtiyaç duyarlar. Sanal gruplar bir anlamda iletişim kurmalarına olanak sağlamaktadır. Sanal ortamda olmak istedikleri kişiliğe rahatlıkla bürünebildikleri ve istedikleri gibi iletişim kurabildikleri için bilgisayara karşı bağımlılık geliştirebilirler. Çocukların ve ergenlerin gerçek yaşamlarında elde edemedikleri kazanma, başarılı olma, rekabet edebilme duygularını sanal ortamda doyurmaya çalışmaları bağımlılığa yol açmaktadır. . Aşırı Bilgisayar/Internet kullanımı, depresyon, öfke ve özgüven eksikliği gibi başka sorunların belirtisi olabilir.


Anne babalar nelere dikkat etmeli?
İki yaş altındaki çocuklar TV izlememeli.
TV çocuğu oyalama aracı olarak kullanılmamalı.
TV karşısında yemek yedirilmemeli.
İki yaşından sonra günde en fazla 1 saat anne babayla birlikte, anne babanın seçtiği çocuk için uygun olan programlar, çocukla birlikte konuşarak, sohbet ederek beraber izlemeli, çocuk tv karşısında mümkün olduğunca yalnız bırakılmamalıdır.
Televizyon, bilgisayar çocuğun odası yerine salon ya da oturma odası gibi ortak kullanım alanlarında bulundurulmalıdır.
Karşılıklı bir iletişimi olmayan bilgisayar oyunu, televizyon aktiviteleri yerine, arkadaş etkileşimini artıran, sosyal ilişkileri şekillendiren, bir grubun parçası olduğunu hissettiren, iletişim kurma ve grupta var olabilme yetilerini geliştiren aktiviteleri tercih edin.


İnterneti denetleyin: Siz bilinçli bir anne babasınız, dolayısıyla çocuğunuzun internetteki zararlı sitelere girmesi için gerekli önlemleri almışsınızdır. Ancak eğer dikkatinizden kaçmışsa, sömestr tatilinde yapmanız gereken ilk şey, çocuğunuzu zararlı sitelerden koruyan programlardan yararlanmak olsun. Bu programlar sayesinde çocuğunuzun hangi web sitelerini görüntüleyebileceğini, hangi oyunları oynayabileceğini ve hangi programları kullanabileceğini düzenleyebilirsiniz.
Çocuğun kullandığı bilgisayarda mutlaka güvenlik filtreleri kullanılmalıdır. Ayrıca sosyal paylaşım sitelerini kullanırken de kimlerle iletişim kurduğu mutlaka takip edilmelidir.
Bilgisayar oyunlarına tümüyle karşı çıkmak, ona ‘Bilgisayar oyunu oynama” demek doğru bir yaklaşım değil. Çünkü özelikle çocuklarda yasaklanan şeylere karşı merak gelişiyor. Ayrıca çocuğunuz bu durumda size olumsuz tepkiler verebilir. Bu nedenle bilgisayar oyunlarını yasaklamak yerine, birlikte karar verdiğiniz eğitici ve eğlendirici oyunları oynamasına izin verin. Çocuğunuzun bu yasağı anlayışla karşılaması için ona şiddet içeren oyunlara neden izin vermediğinizi sade bir dille anlatmayı da ihmal etmeyin.
Farklı alanlardaki beceri ve yeteneklerini geliştirmek tehlikeden uzak tutmanın en sağlıklı yolludur.
Çocukların ve gençlerin sosyal beceri kazanabilmeleri için, sanal değil, gerçek bir çevrede bir arada bulunabileceği ortamlar ve aktiviteler oluşturmak, spora yönlendirmek faydalı olacaktır.
Sürdürdüğü arkadaş ilişkileri desteklenmeli, yeni arkadaşlıklar kurması konusunda çocuk motive edilmelidir.
Anne- babalar çocuklarını tüm bu olumsuzluklardan korumak istiyorsa, çocukla daha çok nitelikli zaman geçirmeye özen göstermelidir. Birlikte geçireceğiniz zaman çocuğunuz için en değerli hediyedir. 

 

Dr Deniz Tirit Karaca

Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

 

Websitesi : http://cocukpsikiyatrisiizmir.com

 

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER Çocuk ve Ergen Psikiyatristi, Dr Deniz Tirit Karaca, çocuk sağlığı, çocuk psikiyatristi, izmir haber, izmirde sağlık, psikoterapi, çocuk psikoterapi, hiperaktivite, magazin izmir