magazin izmir
gurme rehberi online alışveriş etkinlik rehberi izmir fırsatları
TAKİP ET
facebook
twitter
pinterest
google+
instagram
<
Çok Mutlu Olmak İstiyorum...

17 OCAK 2013 Perşembe, 13:04

Muhteşem Yüzyıl'ın Şeker Ağası, Yüksel Ünal ile harika bir söyleşi yaptık...

 İzmirli oyunculardan Yüksel Ünal yani nam-ı değer Şeker Ağa ile kahkahaların eksik olmadığı, bunun yanı sıra gözyaşlarımızı tutamadığımız bir söyleşi gerçekleştirdik. Eğlenceli kişiliği ve anlamlı hayatından kesitler anlatırken çok etkilendiğimizi dile getirmek isteriz. Bu keyifli ve gerçekten samimi geçen sohbet için Yüksel Bey’e çok teşekkür ediyoruz.

Kimsiniz siz?

“Ben neresine yetiştim bu filmin, hangi karesine yer ettim bilen yok
Dilini unuttuğum bir coğrafyada başlayan bu serüven sonrası esrik düşler
Aranızda beni gören olursa,
Çok özlediğimi söyleyin ve bana giden yolu tarif edin ona.
Kendime gelmek istiyorum. “

1974’te Almanya’da doğdum. 1983’te Türkiye’ye geldim ve ilk geldiğim zamanlar Türkçe bilmiyordum. İzmir’e yerleştik. Çiğli’de oturuyorum. Harika bir evlat sahibiyim. Edebiyata çok fazla ilgim var ve yolculuk etmeyi seviyorum. Bağlama çalmakta benim için bir tutkudur.
Hayvanlı ve çocuklu filmler izleyemiyorum, ağlıyorum. Korktuğum şeyler vardır. Mesela, mega belgeselleri izlerken mahvoluyorum. Adamın biri o bilmem kaç katlı binanın bilmem kaçıncı katına çıkıp cam siliyor. İçimden bir şeyler kopuyor gibi hissediyorum.
3 günde doğmuşum ayrıca. Annem 1.50 boyunda ben doğmuşum 4 kilo 200 gram. Doğum sırasında beni tutup annemi çekmişler. Bayramlarda da zaten annemi tutup direk öpüp yerine koyuyorum. Küçücük kadın elini bulana kadar direk öpüp yerine koymak daha kolay bir yol gibi geliyor :)

Oyunculuğa nasıl başladınız?

İlkokul 4. sınıfta Gökhan diye bir arkadaşım vardı. Öğretmen masasının üzerinde bir kitap duruyordu. Öğretmenimiz Gülteren Gökter içimizden bir cümleyi okumamızı istemişti. Gökhan kitaptan ezbere okur gibi “ Oyuncakçı dede, benim hiç oyuncağım yok” demişti. Ben okurken ise, farklı duygular ve hareketlerle eşlik ettim cümleye. Gerçekten oyuncağım yok gibi hissedip öyle okudum kısacası ve böyle tiyatro hayatım başladı.
Lise bittikten sonra bu konu için özel eğitim almaya başladım. Tek kişilik gösterilerim oldu. Daha sonra bir arkadaşım beni 1 dakikalık rol için Yol Arkadaşım dizisine çağırdı. Çağan Irmak oyunculuğumu beğenince 32 bölüm dizide oynadım.

Şiir ve edebiyata olan ilginiz tweetlerinizden ve birebir konuşmalarınızdan çok iyi anlaşılıyor. Sizi en çok etkileyen yazar-kitap-şiir hangisi?

Aslında bunu ayırt etmek zor. İyi şiir sarsıyor adamı ama en mükemmeli diyebileceğim Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’nı örnek verebilirim.

Size ait şiirlerden örnekler verebilir misiniz?

Tabiki, zevk duyarım...


Çocukluğumun Yağmuru

Ben bu yağmurları
çocukluğumdan bilirim,
Saatsiz, takvimsiz,
geç kalması bile olmayan zamanlardı
sene 84

Kurşun kalem kokmasa
sevmezdim okulu
Siyah önlüğümde beyaz kolalı yaka
Çamurlu yollarda ite-kaka
Önümde bir ömür tekmelerdim
Bir de gazoz kapağı düşe-kalka
Ben bu yağmurları
çocukluğumdan bilirim,
Ne zaman su birikse
evimizin yanındaki arsaya
Kağıt gemilerden yapılmış bir yolculuğa çıkardım
bütün okyanusları dolaşırdım
annem çağırmasa...

Yüksel Ünal
Kasım | 2009


Tufan Abi'ye

Zaman içinde geç kalış
Deniz içinde ıslanış ile
aynı kadehten içermiş
Bu sırılsıklam sarhoşluğun içinde
Dakikalar ve dalgalar
pek bi şımarır aman pek bi eğlenirmiş...
Duvarlar, sevinçler aynı,
Doğuran gelin, ölen kaynı
Ramazan pidesi, gündüz hayrı
ortadoğu kenar batı derken,
Değişen tek şey
aslında takvimlermiş
Çocukluk işte tufan abi
Banyo terliği ile
Bakkala gitmek
Diyorum kahramandır biraz çocuklar
örümcek adama balkondan
bayat ekmek atarlar...
akşam beş sularında,
suları akmayan bir
gecekondu durağında
bıçakla
yaraladılar sevincimi tufan abi
her müjdeli havadiste biraz burkulmam
bundan sanki..
körüklü bir otobüs insan taşıyor
öyle dolu ki tufan abi
içinden insan taşıyor
öyle dolu ki
insanlık dışarda kalıyor..
işte beş sularında falan abi
suları akmayan bir gecekondu durağında
bir hatıradır
gelecek beni bekliyor...
gecikmenin saatini ayarla tufan abi
yelkovansız, akrepsiz bir uğultu başımda
vakit yok vakit yok
yeşeremedim yetişemedim içim geçmiş
Zamanın içinde geç kalışım
Denizin içinde ıslanışımla
aynı kadehten içmiş..

Yüksel Ünal
Ağustos | 2011


Safiyenin Akşam Şarkısı

ben böyle başıboş, başıdolu,
biraz dünyalı biraz memeli çaresiz anadolu
sen vatansız akşam güneşi,
ne telaş ne de zaman bırakan
günlerin leşi
yarın yine aynı yerde,
bak fazla beklemem
bulutunu uzak tut
yoksa gölgemi getirmem…

Yüksel Ünal
Nisan 2010

Pazartesi’ye Şiir

siyah beyaz
bir bulvar gürültüsüne uyandım
sadık bey oteli
24 kasım
(günün aydın olsun
abla yüzlü izmir kumrusu)
uyandım
satılık bir pazartesi
homurdanarak geçti otobüs
ter kokulu bir koridor yürüdü
asık yüzlü ve körüklü
bir şeyler söylüyor yaşlı adam yanındakine
elleri yetişemiyor dediklerine
böyle süveterli müveterli
böyle kasket falan
nasıl da yabancılaşıyor
asfalt ayaklarında
bunlar ne ürkek pabuçlar
çamurunu inatla taşıyan
kuşlar
aceleci oyunlarında
tek tanrılı bir atmosferin
neyi saklarlar böyle
böyle telaşlı ...
böyle derin...
uyandım
satılık bir pazartesi
her şey
bir bulvar oluyor
yavaş yavaş... adım adım
sadık bey otelinde
ıslanmış bir sabah
uyandım ... 24 kasım

 

Boş zamanlarınızda veya dinlenmek için neler yaparsınız?

Hisarönü’nde kahve içerim.
Bağlama çalarım.
Gerçekten kitap okurum.
İşler Güçler dizisini bir daha izlerim..
Yolculuk yaparım hatta bununla ilgili harika anılarım vardır.

Bir gün işe gideceğim ama hiç içimden gelmiyor. Gitmiyorum bugün işe dedim ne olacak yani. Tren istasyonuna gittik kendime gidecek yer seçiyorum. İsimlerine bakarken Elifli ismini gördüm. Ne kadar güzel bir isim... Gittim bilet aldım 4 liraya. Trende camdan dünyayı izledim.
Elifli köyüne geldim oradaki bir kıraathaneye oturdum.
Yaşlı bir amca sakalını kestirmek için berbere bağırıyor. Çok azda bir sakalı var üstelik. Dükkanı açmayınca sadece Anadolu da yaşamış insanların anlayacağı şekilde küfrediyor. Günlerden de Cumartesi. Büyük ihtimal torunları, çocukları gelecek ona.. Yakışıklı görünmeye çalışıyor. Hayatla kapışıyor aslında hala. Sarılacak ve hoş görünecek gelenlerine...

Hedefleriniz yada hayalleriniz var mı?

Hiç bir hayalim yok. Gerçekten bunu içten söylüyorum hayal kurmuyorum. Ama istediklerim elbet var. Çok mutlu olmak ve iş başında ölmek istiyorum. Hayatım boyunca bir şeyler ile uğraşmak ve hayatımı yatarak değil de yine bir şey ile uğraşırken kaybetmek istiyorum.
Tek kişilik gösterilerim için de turne düzenlemek istiyorum. Eğlencesi çok bol biliyorum ki yolculuk yapmayı seven biriyim.

Duygusal biri mi Yüksel Ünal? Yoksa “Höyt“ değince korkutan mı?

Çok duygusalımdır. Çok ağlarım yani bazılarının ağlamadığı hikayelerde benim hep gözüm dolar ama neticede bir erkeğim. Erkekliğimi bilirim, kadından da bunu bilmesini isterim. Höyt dediğimde korkutan bir yapım var. Her ikisi de diyebilirim. 

Set ortamı nasıl?

Oldukça keyifli ve eğlenceli. Şanslı olduğumu düşünüyorum. Çok uzun zaman oldu ve aile gibiyiz. Birbirimizi tanıyoruz bu nedenle ilk zamanlara göre daha eğlenceli geçiyor.

Muhteşem Yüzyıl dizisi oyuncuların artık referansı gibi oldu. Bir çok oyuncuyu ağırladı ve veda etti. Şeker ağa’nın akıbeti ne olacak?

Sevilen, rahatlatan karakter Şeker Ağa olmalı. İnsanlar o gerilimden sonra bizim sahnelerimizi izleyince “oh be” diyorlar. Onlara nefes alma imkanı sunuyoruz bu sahneler ile.

Şeker Ağa sarayın aşçısı. Peki Yüksel Bey yemek yapabiliyor mu?

Çok güzel sahanda yumurta yaparım. Bunun dışında yemek yapamam. Ama kahvaltı hazırlamak konusunda iyiyimdir. Kahvaltının insanın hayatında çok önemli bir değeri olduğunu düşünüyorum. Pazar günleri özellikle. Düşünsenize, eve akrabalarınız gelmiş ve kahvaltı hazırlama seslerini duyuyorsunuz. O seslerle uyanıyorsunuz. Hepsinde bir kıkırtı bir gülüşme... O seslerle uyanıp o kahvaltı da vakit geçirmek inanılmaz mutluluk verici.


Hangi dizilerde ve filmlerde oynadınız? Hangisi daha fazla haz verdi size?

Yol arkadaşım, Muhteşem Yüzyıl dizilerinde sürekli yer aldım. Melekler korusun, Kavak Yelleri dizilerinde ise konuk oyuncu olarak yer aldım. Ay Büyürken Uyuyamam, Dedemin İnsanları ve Bilinmeyenler filmlerinde oynadım.

Tiyatro mu dizi mi desem?

İkisi de çok farklı benim gözümde ve seçim yapamam sanırım. Hepsinde bir emek var.

Magazinizmir.com sitesini inceleme fırsatı buldunuz mu? Ne düşünüyorsunuz?

İnceledim ve görsellik kalitesini çok beğendim. Magazin konuları pek ilgimi çekmese de kültür sanat ve konser bölümleri gerçekten çok iyi.

Hayatın içinden bir söyleşi oldu. Magazinizmir.com ailesi olarak tekrardan Yüksel Bey'e teşekkür ederiz. 

Magazinizmir.com'un özel röportajıdır. Tüm hakları saklıdır. Başka yerlerde izinsiz kullanılamaz. 




YORUM YAP
İSİM :
E-POSTA :
YORUMUNUZ :
Gönder




Haberin Etiketleri

yüksel ünal kimdir, yüksel ünal hakkında, yüksel ünal şiirleri, şeker ağa kimdir, şeker ağa, yüksel ünal röportajları, şeker ağa röportajları



magazin izmir
MAGAZİN İZMİR
İŞ DÜNYASI
MAGAZİN
YEME İÇME
GECE HAYATI
MODA & GİYİM
KÜLTÜR & SANAT
SAĞLIK & YAŞAM
SEYAHAT
RÖPORTAJLAR
ŞEHİR REHBERİ
FOTO GALERİ
HAKKIMIZDA
İLETİŞİM
EKİP
© 2013 Magazin İzmir. Tüm Hakları Saklıdır | www.magazinizmir.com
Grafiket Reklam Ajansı