Neler Oluyor Böyle..

Genç oyuncu Çağrı Öztürk Gezi Park'ı olayları ile ilgili fikirlerini Magazinizmir.com'a anlattı.



Şu beş gündür belki her sabah uyandığım duyguyla hatta psikoloji ile uyanamıyorum. Gece uyurken ki artık gece mi sabah mı onuda hatırlamıyorum acaba diyorum "Kenarda köşede birileri kalmışta yardıma ihtiyacı var mıdır" diye düşünmeden edemiyorum. Bundan yıllar öncesinden günümüze gelelim…

Her sabah televizyonu açtığımda şehit haberleri almaktan artık televizyonu bile açarken korkar olmuştum. O kadar çok olay oluyordu ki hani anlayamıyordum artık olayları. Tam terör bitti dediler,
Reyhanlı’da canımız yandı. Suçsuz yüzlerce kişi zarar gördü ve hatta öldü. Buna kimse kulak asmadı... Ama yalnız kalmadı Reyhanlı burdan tepkimizi gösterdik. Burası neresi mi ?
Gavur denilen, Yunanlı’ları denize döken, Milli içkisi Rakı olan, ATATÜRK’ün gençlerinin oluşturduğu, en ufak bir olayda ilk olarak tepkisini belli eden, yasak olan bayramlarımızı ilk kutlayan, ilçelerinde tek tük İktidar partisi barındıran hayatın şahane yaşandığı, kimsenin kimseye karışmadığı İZMİR’dir…

Ben bir oyuncu olarak İzmir’de yaşamanın harika olduğunu biliyorum. Mesleğim gereği İstanbul’da yaşamamı söyleyen dostlarıma her zaman söylerim, "İzmir bir yaşam merkezi, bırak diziler orda olsun ben burda yaşarım. İş olursa oraya gider bitince yine geri dönerim. Ne zaman canım sıkılsa inerim Kordon’a bir hava alır gelirim. Varyant’tan inerken Körfezi izlerim. Her yerde TÜRK BAYRAĞI’NI görmek gururlandırır beni."

Ve şimdi bakıyorum dışarıya, her bir köşede zulum, her bir köşede direniş.

İstanbul’da yaşadığım yıllarda Taksim’e gidip Gezi Parkı’nın önünden geçmeden eve gitmezdim. Oyunculuk yıllarımın ilk başlarında istanbul’a gittiğimde evim yoktu kalıcak, çok sokakta kaldım ve beni kollarının altına altı korudu, o koca koca nostalji kokan ağaçlar. Kar yağışının altında titreyerek sabahladığım yıllarda, Gezi Parkı vardı benim yuvam olarak. Evimden kilometrelerce uzakta o sıcak yatağımdan uzakta istediğim bir hedef uğruna gelmiştim oraya! Şimdi ise orada bir isyan var.

Ancak İzmir’de Göztepe, Karşıyaka, Bucaspor, Altay ve İstanbul’da Galatasaray, Fenerbahçe, Beşiktaş taraftarları omuz omuza direniyor. Bu nasıl güzel bir duygu biliyor musunuz ? Bugün Gündoğdu Meydanı’nda binlerce ağız tek bir şey söyledik. Haykırarak, avazımız çıktığı kadar. "KORKMA SÖNMEZ BU ŞAFAKLARDA YÜZEN AL SANCAK" diye başladık hep bir ağızdan tükenmedik haykırdık her ırktan. Tüylerim ürperdi avcum yırtılana kadar alkışladım, gurur duydum.

Dediler ki üç beş çapulcu. Evet biz çapulcuyuz kabul ediyoruz, peki ya siz ? Biz ülkemize bu kadar bağlıyız işte. Neden böyle oldu diye düşünmeyin ezelden belli kardeşliğimiz..
TÜRK BAYRAĞI bu ülkenin sadece sembolü ve bayrağı değil. Bu ülkenin namusu, şerefi ve haysiyetidir. Tek tek her bir yanı şehit dedelerimiz, ninelerimiz tarafından kanla boyandı. Hiçbir kuvvet bu bayrağı kirletmedi, kirletemedi. Büyük bir provakasyon var belli ki ortada yoksa, şehit düştüğünde her koldan toplanıp biz Polis’imize ağlamazdık.

Bir Milletvekili’nin akrabası çıkıp orda polisleri sıraya dizdiğinde en önde çıkıp Polis’imiz bizim polisimizdir demezdik. Teröristler karşı çıktığında onun arkasında olmazdık ! Ama biz polisimize her zaman sahip çıktık, neden şimdi bu kadar düşmancasına bize saldırıyor!

Son sözlerim, biz bu vatanın evlatlarıyız, MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ. Biz TÜRKİYE’YİZ, bizi ayırmanın kolay olmayacağını herkes biliyor.. Umarım en kısa zamanda olaylar durulur ve artık gerekenin, gerektiği gibi usulüne uygun bir şekilde yapılmasının zamanı gelir.. Alkol kullanmıyorum, rahatsızlığımdan dolayı, ama Ayranımı içiyorum şerefinize, tüm şerefli Türk Halkına...

SAYGILARIMLA
ÇAĞRI ÖZTÜRK 

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER çağrı öztürk, çağrı öztürk yazıları