Cihat Arslan 'Karşıyaka Benim İçin İlklerin Takımı'

Karşıyaka Futbol Kulübünün başarılı teknik direktörü Cihat Arslan, kendini ve Karşıyaka'yı anlattı.



Şampiyonlar Liginde gol atan ilk Türk futbolcu ünvanını alan ve şu an Karşıyaka Teknik Direktörlüğü görevini üstlenen Cihat Arslan ile keyifli bir söyleşi yaptık.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz Cihat Bey? Ne burcusunuz, aile hayatınız nasıl?
Kova burcuyum ve kova burcunun çoğu özelliğini de taşıdığımı söylerler. Baskıya asla gelemiyorum ve dayatma yapılabilecek biri değilim. Evliyim ve 2 çocuk babasıyım. Biri 9, biri 13 yaşında. 96 yılında evlendim ve mutlu bir evlilik hayatım var.
Gömek- Balıkesir doğumluyum. Memur bir babanın ve ev hanımı bir annenin oğluyum. 5 erkek kardeşiz. Babamızı ben 16 yaşında iken kaybettik. Zorlu bir süreç yaşamıştık. Yani hayata zor başladım diyebilirim. Babamda eski futbolculardan biri, onun mesleğini devam ettiriyoruz.
Futbol hayatına ne zaman başladınız?
Çocukluğumdan beri diyebiliriz aslında. Tahminen 30-35 senedir bu camianın içindeyim.
Neden Karşıyaka’yı tercih ettiniz?
Karşıyaka benim için ilklerin takımı. 90-93 yıllarında milli takıma Karşıyaka’dan seçildim. İlk profesyonel oyuncu olma tadını burada aldım ben. Önemi bu yüzden büyüktür.
Karşıyaka’daki hayatınız nasıl? Hani siz de sürekli futbol ile yaşayanlardan mısınız?
Karşıyaka İzmir’in ve Türkiye’nin çok güzel semtlerinden biri. Burada yaşamak zaten çok güzel. Futbol ise hayatımın her evresinde var. İşimi çok seviyorum ve bu durumdan oldukça memnunum. Mutluyum. Bazı zamanlar, aktivitelere katılmak istiyorum. Geçenlerde Muhteşem Süleyman Operasına katılmak istedim ama işim yüzünden katılamadım. Bunun dışında, arkadaşlarımla çay, kahve içmeyi çok seviyorum. Kitap okumayı çok fazla seviyorum ki bizim işimizde bu imkan var. Antrenmanlardan sonra 1-2 saatlik boş vakitleriniz oluyor. Kitap okumak için oldukça ideal bir zaman.
Bir takıma yön veriyorsunuz. Kişisel etkileriniz oluyor mu? Ağabey gibi misiniz mesela?
Adaletli, samimi, inandırıcı ve sevgimi onlara göstermeye çalışan bir teknik direktörüm. Tecrübelerimizi onlara aktarmaya çalışıyorum. Sonuçta 30-35 yıllık bir tecrübeye sahibim. Hem hayat hem de futbol adına bu tecrübeler onlara yol gösteriyor. Hani her şirkettin bir CEO’su vardır. Takımında CEO’su teknik direktörler. Onların her şeyi ile ilgilenmek ile sorumluyuz. Maçlarda rakip kim olursa olsun, onları kazanacaklarına inandırmalıyım. Buna ilk önce ben inanıyorum, sonra bu inancımı onlarla paylaşıyorum.
Süper Lig şansınızı nasıl görüyorsunuz?
%25 şuan için. Playoff’lara çıkarsak %50-60’lara çıkar bu oran çünkü biz ağırlığı olan bir camiayız. Orada 2 maç yapıyorsunuz ve 2 maçta da galip gelmeye çalışıyorsunuz. Burada ise daha ligin bitmesine 11 maç var.
Taraftarlarınız hakkında ne düşünüyorsunuz?
Çok ateşli bir taraftara sahibiz. Karşıyaka’nın gerçek sahibi onlar
Rakipleriniz hakkında ne düşünüyorsunuz?
Rakipler tabi ki gerekli. Rakipleriniz olmadan başarılı olabileceğinizi göremezsiniz. Yarışmak ve kendinizi görebilmenizin tek yolu rakipleriniz.
Sizin rakipleriniz kimler?
Şehir takımları. Onlar tek bir güç ve ciddi takımlar.
Hedefleriniz neler ?
Başarılı olmak en başta. Türk futboluna bir şeyler katmak istiyoruz. Karşıyaka spor kulübünden milli takıma oyuncular çıkması için uğraşıyoruz. Bir üst lige çıkmak yine bu hedeflerimizin arasındadır.
Biz Karşıyaka’nın alt takımına çok önem veriyoruz. Onları yetiştirerek ana takıma almak için uğraşıyoruz. Alt yapıda profesyonel olacak 8 tane oyuncumuz bulunuyor. Alt takımdan oyuncu yetiştirmemizin nedenleri ise kendi çocuklarımızı oynatmak istememiz. Hem ekonomik olarak da bize fayda sağlayacak bir durum.
Hangi takımlarda teknik direktör olarak görev yaptınız?
Kasımpaşa, Kocaeli Spor, Eyüp Spor, Bolu Spor, Göztepe ve Karşıyaka. Herhalde tarihte de bir ilktir 1 sene arayla ilk önce Göztepe’de daha sonra Karşıyaka’da teknik direktörlük yapmak. : )
İzmir takımlarıyla aranızda geçen rekabet oldukça ateşli. Bazen çok büyük kavgalar çıkabiliyor. Bunları nasıl karşılıyorsunuz?
Türk topluluğunda sadece futbolda değil, her kesiminde barış olmalı. Her zarar gören, yaşı kaç olursa olsun birinin evladı. İnsan sağlığı hiç bir rekabetten önemli değil benim için.
İzmir size ne ifade ediyor?
İzmir çok güzel bir şehir ama siyasi çekişmenin kurbanı. Önceden İstanbul ve İzmir Türkiye’nin en güzel şehirleri olarak bilinirdi. Şimdi ilk 10’a girmek bile zor. Bir güç yok ve bu gücün olmaması İzmir’in geriye gitmesine neden oluyor.


Karşıyaka Spor Kulübünü daha yakından keşfetmemizi sağlayan bu söyleşi için başarılarla dolu geçmişi olan Cihat Arslan’a Magazinizmir.com olarak teşekkür ederiz.
 

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER cihat arslan, cihat arslan röportaj, karşıyaka spor kulübü röportajları, karşıyaka, karşıyaka hakkında, karşıyaka spor kulübü röportaj, cihat arslan kimdir, cihat arslan başarıları, izmir, magazin izmir, izmir röportaj