Onun Adı 'Asansör' , O Bir Dostluğun Yıllardır Süregelen Simgesi…

106 yıllık bir asansörü vardır bu şehrin, her İzmirlinin bir kereliğine bile olsa kullandığı ve manzarasına sırtını dönüp hatıralar bırakacak pozlar verdiği...



Öyle sıradan bir asansör değildir O. Nice hikâyelere gebe olan ve milyonlarca insanın sırlarını barındıran hayatlar saklıdır onda. 7'sinden 70'ine, çeşit çeşit insanları buyur etmiştir tarihine. O bir dostluğun hikâyesinde başrolü oynamıştır.

Asansöre, halk arasında “Asansör Çıkmaz Sokağı” olarak bilinen , resmi adı da “Dario Moreno” denilen sokaktan ulaşılmaktadır. Kule, taş olan iki bölümden sonra tuğla olarak yükselir. Yapının Halil Rıfat Paşa Caddesi’ne ulaştığı yerde, demir konsollar üzerinde taşınan ahşap bir balkonu vardır. Bu balkondan da güzeller güzeli İzmir, kuşbakışı izlenebilmektedir.Hikâyesi de şöyledir Tarihi Asansör’ün…

İzmir’in Karataş bölgesi tarih boyunca taş ocağı olarak kullanıldığından, sahil şeridi yani bugünkü Mithat Paşa Caddesi ile yukarıdaki Halil Rıfat Paşa semti uçurumlarla birbirinden ayrılmış iki semtten ibaretti. Arasına Türklerin “Karataş Merdivenleri”, yukarıdaki semte yerleşen Yahudilerin de “Devidasların Merdiveni” adını verdikleri merdivenler bulunuyordu. Merdivenlerin üst kısmındaki Devidas ailesinin evi, aşağıdaki en büyük evde ise Nesim Levi (Bayraklıoğlu) adlı tüccarın evi vardı. Baba Devidas’ın bir gün merdivenlerden düşüp ayağını kırmasından sonra, dostu Nesim Levi’nin aklına Avrupa şehirlerinde gördüklerine benzer bir asansör yapma fikri geldi.

Asansör kulesinin Marsilya’dan getirtilen tuğlalar ile ilk adımları atıldı ve 1907 de inşaatı tamamlandı. 1942 yılına kadar geliri Karataş Musevi Hastanesi'nin giderlerini karşılamakta kullanılan asansör, o yılarda el değiştirerek işletenlerin iş bırakması ya da ölmesi gibi nedenlerle bir süre kapalı kaldı.

1983’te belediyeye bağışlandı ve akabinde 1985’te restore edilmesiyle yeniden hayat bulunan Asansör’ün biri buharla, diğeri elektrikle çalışırdı. 1985’te, asansörlerin her ikisi de elektrikle çalışacak şekilde düzenlendi ve 1992 yılında da dönemin Belediye Başkanı Ahmet Piriştina'nın girişimiyle yeniden bugünkü son haline kavuştu.

İşte bir Yahudi ile bir Türk’ün örnek olacak dostluklarını barındıran ve bugünlere kadar getiren 106 yaşındaki Tarihi Asansör, bu şehri de, insanını da anlatan güzel bir izdir.
Farklı kültürlerden, farklı mezheplerden insanların kardeşçe bir arada yaşamalarının da tarihçesidir Asansör. İzmirlilerin bu denli sıcak , güleryüzlü ve mutlu insanlar olmasının da bir başka kanıtıdır aslında bu dost izi taşıyan Tarihi Asansör'ün hikayesi...   

 

 

Magazinizmir.com'un özel yazısıdır. Tüm hakları saklıdır. Başka yerlerde izinsiz kullanılamaz. 


Haberin Galerisi İçin Tıklayın.

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER izmirin tarihi asansörü, tarihi asansör hakkında, izmirin tarihi yerleri