Yüzde Yüz Türkçe Gecesi Öncüsü, Gece Hayatının Vazgeçilmezi Akşit Ersoy

O gündüzleri disiplinli iş adamı, geceleri de eğlence mekanlarının vazgeçilmez Yüzde Yüz Türkçe müzik gecelerinin öncüsü Akşit Ersoy... Kendisiyle hem İzmir'i, hem de tüm Türkiye'ye yayılmış şöhreti hakkında konuştuk...



Akşit Ersoy Kimdir? 
18 Ocak 1971 İzmir doğumluyum. Liseye kadar öğrenim hayatımı İzmir’de geçirdim. Liseden sonra İngiltere ve İtalya’da Ekonomi okudum. Şimdi de Erpa Kuru Temizleme’nin hem Kurucu Ortağı, hem Yönetim Kurulu Üyesi hem de Genel Müdürüyüm. İzmir Ticaret Odası’nda da Meclis Üyesiyim. Bu arada söylemeden geçmeyelim sıkı da bir Fenerbahçeliyim.

Böyle bir iş adamı neden ve nasıl Dj’lik yapmaya başlar?
Benim annem, teyzem, dedem ve dedemin babası tiyatro sanatçısı. Anne tarafından gelen sanatçılıktan dolayı çocukluğumdan beri de sanatın içindeyim. Hazım Körmükçü ve Pelin Körmükçü de anne tarafından kuzenlerim. Çocukluğumda kendime ait büyük Grundig bir teybim ve plaklarım vardı. Cem Karaca, Ayla Dikmen, Ersen ve Dadaşlar da en sevdiklerim arasındaydı. Ben okuma yazma bilmediğim çocukluk dönemlerimde bile hangi plakta, hangi sanatçının ismi yazar çok iyi bilirdim. Bu yüzden Türkçe müziğe olan sevdam da o zamanlardan gelir. Daha çalmaya başlamadan evvel 90-93 yıllarında şimdiki Solemare’nin eski zamanlarında, arkadaşlarım gündüzleri Türkçe bir şeyler çalmamı isterlerdi ısrarla. O zamanlar Serdar Ortaç, İzel falan yeni çıkmıştı ve genelde de herkes hep ilk şarkılarını bilirdi. Ben de tüm albümlerle ilgili insanların ilgisini çekecek parçaları keşfeder ve öyle bir konsept hazırlardım. Beğenilmemin en büyük sebeplerinden biri de bu oldu sanırım.

İlk Dj’lik tecrübeniz nerede ve nasıl başladı?
İlk, yani 9 sene evvel, Karşıyaka Fix’de çalmaya başladım. O dönemler bana bir Türkçe gecesi yapmak istediklerini ve benim de o gecede yer almamı teklif ettiler. Ben de kabul ettim ve evde kendi başıma 20-30 tane cd yaptım. 8-9 hafta kadar böyle devam etti. İnanılmaz bir ilgi ve beğeni topladı. Akabinde yaz döneminde Çeşme’de bir süre çalıştım ve sonra da İstanbul’a gitmeye karar verdim. İstanbul’da da güzel tepkiler almaya başlayınca %100 Türkçe gecesinin patentini aldım. Akabinde iyice duyulmaya ve dikkat çekmeye başladım. 3-4 sene kadar da bu şekilde devam ettim. Bu durumu fark eden işletmeciler, Türkçe müzik çalan kulüpler açmaya ve bana da bu gecelerde başrol vermeye başladılar. Kısacası hobiyle doğan bu serüvenim bir anda benim için yepyeni bir meslek haline geldi. Şuanda da normalde Türkçe müzik çalınmayan ve İstanbul’un en ünlü mekanlarından biri olan ayrıca İtalyan ortaklı bir gece kulübünde, yani Bilyoner’de Tükçe gecesi yapıyorum. Düşünüyorum da bir zamanlar sadece Bodrum Kestane’de çalan Türkçe müzikler, şimdi benim payımla da çok farklı noktalara geldi. Bu durumu görmek açıkçası beni çok mutlu ediyor.

Gece hayatında İstanbul ile İzmir’i karşılaştırsak, neler söylersiniz?
Öncelikle İstanbul’u şöyle değerlendirmek lazım. Orası başlı başına bir ülke gibi. 17 milyonun yaşadığı bambaşka bir yer. Doğal olarak gece hayatı da İstanbul’da çok farklı. Bazı yerlere gittiğinizde kaliteyi içeri girer girmez hissedebiliyorsunuz. İnsan kalitesi olarak değil de, mekân dizaynı olarak çok iyi olduğunu görüyorum. İstanbul’un gece hayatında seçenekleriniz çok. Bu nedenle de daha profesyonel ve daha kaliteli hizmet alabiliyorsunuz.
İzmir’i anlatacak olursam eğer, belki beni biraz garipseyeceksiniz ama burada gece hayatı eskiden çok daha iyiydi. Daha kaliteli, daha profesyoneldi. 15 sene evvel kulüpler; hizmet, servis ve iç mekân olarak çok daha düzgünlerdi. İşte, buranın da küçük bir şehir olması ve çok seçenekli bir tercih yaratılmamasından kaynaklı ufak tefek eksiklikleri olabiliyor. Yine de bu olumsuzluklara rağmen en iyi, en güzel ve en kaliteli eğlenceyi bilenler de kesinlikle İzmirliler. Bu inkâr edilemeyecek bir gerçek.

Biraz da özel hayatınızı konuşsak. Yani Akşit Ersoy özel hayatında neler yapar?
Geceleri eğlence mekânlarında çalıştığım için hep çok gezen biri gibi görünüyorum. Evet, 14 sene evvel gezer eğlenirdim ama şimdi öyle değil. Gündüzleri işimle ilgilenmeyi ve akşamları da genelde evde olmayı tercih ediyorum. Ev hayatı daha çok hoşuma gidiyor. Düzenli ve tertipli bir adamımdır. Sanırım oğlak burcu olmamdan da kaynaklanan bir durum bu. Ayrıca hafta sonu da özel gecelerim olursa çalıyorum. Onun dışında arkadaşlarımla vakit geçirmek daha iyi geliyor bana.
Bir de zaman zaman gelen kitap okuma dönemlerim olur benim. 6 ay falan kitap almam elime, sonra bir alırım öyle bir tane falan da değil. Birkaç tane kitabı bir arada okumaya başlarım. Tuhaf ama böyle bir tarafım da var. Hatta en son “Atatürk ve Allah Arasında” diye bir kitap okudum. Baya da kalın ve güzel bir kitaptı. Okumakla bitmeyecek cinsten.

Sizin gibi birine, hangi sanatçıyı ve hangi parçayı daha çok seviyorsunuz demeden olmaz. Değil mi?
Açıkçası şu kişidir ya da şu parçadır diyemem. Sayısız şarkının içinde olunca, birini sıyırıp çıkartmak zor. Fakat Kenan Doğulu’nun “Havada Aşk Kokusu Var” şarkısı benim çok hoşuma gidiyor. Sanırım o şarkıdaki gibi bir aşk yaşamak istememle de alakalı bir durum bu.
Madem aşk dediniz, sormadan sohbetimizi de bitirmeyelim. Aşk hayatınız nasıl ?
3-4 senedir uzun soluklu bir ilişkim olmadı. Fakat evlenmeyi de çok istiyorum. İlişkilerime de hep bu taraftan bakarak yaklaştım ve genelde de uzun süren ilişkilerim oldu. Geleceğe yönelik hayalim de yine bu yönde. Aile kurmak ve bir çocuk sahibi olmak. Onun dışında, açıkçası başka bir şeye ne ihtiyaç duyuyorum ne de istiyorum.

Magazinizmir.com'un özel röportajıdır. Tüm hakları saklıdır. Başka yerlerde izinsiz kullanılamaz.

  • PAYLAŞ:

BENZER HABERLER

ETİKETLER akşit ersoy, akşit ersoy kimdir, akşit ersoy hakkında, %100 türkçe geceleri, izmirin ünlü dj, izmirli djler, izmir geceleri, izmir mekanları, izmir gece hayatı, izmir gece hayatı müzikleri, clup müzikleri